Hilal Savran
Köşe Yazarı
Hilal Savran
 

METİN TEMEL’DEN SONRA

Kendimce gözlem yeteneği olan biriyim ben.   Özellikle bu süreçte devleti ilgilendiren hususlar vuku bulduysa daha çok göz açar, dikkat kesilirim.   Bu nereden mi çıktı?   Uzağa gitmeye gerek yok ki, yılan hikayesine dönen Suriye gerçeği bunun niteleyicisi, irdeleyicisidir. Bir dosya açılsa klasörler yetmez bu süreci anlatmaya… Önce Münbiç dendi, arkasını İdlib derken geldi Fırat’ın doğusu.   Eller bomboş. Karlı mıyız diye bakıyorum da hiçbir şey göremiyorum. Olmayan, yapılmayan harekatları gördükçe acaba Metin Temel Paşa bu yüzden mi pasif edildi, kızağa çekildi diyorum. Peki, yerine kim geldi?   Net bir veriye sahip miyiz? Aynı kararlılık ve azimde birisi mi? Tabi ki de TSK’nın bünyesinde vatana hizmet eden herkes büyük kahramandır. Ama Sayın Paşayı ayrı tutmak istiyorum. Çünkü öncesini biliyorum.   Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Hendek Operasyonları hepsi ordusuyla ayrı birer başarı. Neresinden tutarsanız sonu hep bir kahramanlık hep bir mücadele…   Geçen sefer de dile getirdim, çünkü öylesine unutup geçiştireceğim bir konu değil ki. Sizin için de aynısı olmalı. Vatan üzerinde zerre menfaat beklentisi olmayan herkes için aynısı olmalı. Sorular sorun kendinize, beyin fırtınası misali o zaman aşağı yukarı aynı şeyleri düşüneceğiz.   Bizde bugünlerde kollektif hezeyan haline gelen bir anlayış peyda etti. Nasıl mı şöyle izah edeyim ki sizde anlayın. Topluca saçmalıyoruz. Birilerinin düştüğü kuyuya düşmeye meraklıyız çünkü… Görmezden gelmek kolayımıza gidiyor, bir de o menfaat korkusu işin içine girince, ne kadar vatansever olursa olsun zerre umurlarında olmuyor.   Geçtiğimiz günlerde Duhok’ta askeri üssümüze saldırı oldu. Aklıma şu geldi, acaba Metin Temel Paşa olsaydı bu saldırı bu boyutta cereyan eder miydi? O kadar envanter bunca zararı görür müydü? Tartışılır hem de epeyce tartışılır…  Bilinir ki kendisi bu bölgeyi çok iyi bilenlerden, orayı tartıp, teröristlerin ve terör sevicilerin adeta korkulu rüyasıydı. Birileri Metin Paşa’nın bu gidişatını fırsata çevirmek isteyince bu afaki tablo ile karşılaştık.   Esti işte kafama, her gün aynı soruları sordukça delirmeye başladım galiba. Olması gereken bu, düşünülmesi gerekende bu. Askeri olarak Metin Temel’den sonra bugün ki gidişata bakılınca asker eritilmeye mi çalışılıyor? Güvenli bölge de oluşturulur bu tablonun bir parçası olursa aklıma gelecek şey bunun için mi gitti? Artık herkes bu riskin farkında, ayrıca bu noktada birileri tarafından epey oyalanıyoruz. Bu durum bile sizlere bu gidişatın niye olduğunu gösterir.   O günden sonra askeri sahada yaşanılan pek çok talihsizliği buraya bağlıyorum. Küçük bir ayrıntı gelebilir bazılarına, ama şu var ki üzerinde yaşadığı vatana saygısı olan herkes her kahramanın ardından olan talihsizlikleri çok iyi değerlendirmeli, buradan pay çıkarmalıdır.    Yakın zamanda Fırat’ın Doğusunda neşredecek olan her türlü olumsuzluğu, bugün pekala olumlu çizgide yorumlayanlarda bilecekler ki bu gidişat hayra alamet olmayacak. Devletinin bekasını kişisel sorunlarla bir tutup, bunu görev bilenlerde anlar, ders alırsa belki bu gidişatın yönü yeniden tayin edilebilir…
Ekleme Tarihi: 15 Şubat 2019 - Cuma

METİN TEMEL’DEN SONRA

Kendimce gözlem yeteneği olan biriyim ben.

 

Özellikle bu süreçte devleti ilgilendiren hususlar vuku bulduysa daha çok göz açar, dikkat kesilirim.

 

Bu nereden mi çıktı?

 

Uzağa gitmeye gerek yok ki, yılan hikayesine dönen Suriye gerçeği bunun niteleyicisi, irdeleyicisidir. Bir dosya açılsa klasörler yetmez bu süreci anlatmaya… Önce Münbiç dendi, arkasını İdlib derken geldi Fırat’ın doğusu.

 

Eller bomboş. Karlı mıyız diye bakıyorum da hiçbir şey göremiyorum. Olmayan, yapılmayan harekatları gördükçe acaba Metin Temel Paşa bu yüzden mi pasif edildi, kızağa çekildi diyorum. Peki, yerine kim geldi?

 

Net bir veriye sahip miyiz? Aynı kararlılık ve azimde birisi mi? Tabi ki de TSK’nın bünyesinde vatana hizmet eden herkes büyük kahramandır. Ama Sayın Paşayı ayrı tutmak istiyorum. Çünkü öncesini biliyorum.

 

Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Hendek Operasyonları hepsi ordusuyla ayrı birer başarı. Neresinden tutarsanız sonu hep bir kahramanlık hep bir mücadele…

 

Geçen sefer de dile getirdim, çünkü öylesine unutup geçiştireceğim bir konu değil ki. Sizin için de aynısı olmalı. Vatan üzerinde zerre menfaat beklentisi olmayan herkes için aynısı olmalı. Sorular sorun kendinize, beyin fırtınası misali o zaman aşağı yukarı aynı şeyleri düşüneceğiz.

 

Bizde bugünlerde kollektif hezeyan haline gelen bir anlayış peyda etti. Nasıl mı şöyle izah edeyim ki sizde anlayın. Topluca saçmalıyoruz. Birilerinin düştüğü kuyuya düşmeye meraklıyız çünkü… Görmezden gelmek kolayımıza gidiyor, bir de o menfaat korkusu işin içine girince, ne kadar vatansever olursa olsun zerre umurlarında olmuyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Duhok’ta askeri üssümüze saldırı oldu. Aklıma şu geldi, acaba Metin Temel Paşa olsaydı bu saldırı bu boyutta cereyan eder miydi? O kadar envanter bunca zararı görür müydü? Tartışılır hem de epeyce tartışılır…  Bilinir ki kendisi bu bölgeyi çok iyi bilenlerden, orayı tartıp, teröristlerin ve terör sevicilerin adeta korkulu rüyasıydı. Birileri Metin Paşa’nın bu gidişatını fırsata çevirmek isteyince bu afaki tablo ile karşılaştık.

 

Esti işte kafama, her gün aynı soruları sordukça delirmeye başladım galiba. Olması gereken bu, düşünülmesi gerekende bu. Askeri olarak Metin Temel’den sonra bugün ki gidişata bakılınca asker eritilmeye mi çalışılıyor? Güvenli bölge de oluşturulur bu tablonun bir parçası olursa aklıma gelecek şey bunun için mi gitti? Artık herkes bu riskin farkında, ayrıca bu noktada birileri tarafından epey oyalanıyoruz. Bu durum bile sizlere bu gidişatın niye olduğunu gösterir.

 

O günden sonra askeri sahada yaşanılan pek çok talihsizliği buraya bağlıyorum. Küçük bir ayrıntı gelebilir bazılarına, ama şu var ki üzerinde yaşadığı vatana saygısı olan herkes her kahramanın ardından olan talihsizlikleri çok iyi değerlendirmeli, buradan pay çıkarmalıdır. 

 

Yakın zamanda Fırat’ın Doğusunda neşredecek olan her türlü olumsuzluğu, bugün pekala olumlu çizgide yorumlayanlarda bilecekler ki bu gidişat hayra alamet olmayacak. Devletinin bekasını kişisel sorunlarla bir tutup, bunu görev bilenlerde anlar, ders alırsa belki bu gidişatın yönü yeniden tayin edilebilir…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve guncel61.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.