Dr. Erdogan MERT


Mansur Yavaş'ın Anket Başarısının Sırrı

Halen cevabını bulamamış olan “muhalefetin adayı kim olacak/kim olabilir/kim olmalı” soruları ortaya çıktığı andan itibaren yapılan anketlerden Mansur Yavaş ismi açık ara önde çıkmıştır.


Halen cevabını bulamamış olan “muhalefetin adayı kim olacak/kim olabilir/kim olmalı” soruları ortaya çıktığı andan itibaren yapılan anketlerden Mansur Yavaş ismi açık ara önde çıkmıştır. Hala da oranlar ve farklar değişiklik gösterse de anket firmalarının profesyonel anketlerinden sosyal medya kullanıcılarının amatör anketlerine kadar her yerde Mansur Yavaş furyası devam etmekte. Muhalefetin dilinde parola haline gelen “kazanacak aday” ifadesi bile onu kastederek kullanılıyor. Bazı yorumcular, akademisyenler, gazeteciler, seçim konusunda bilgisi/tecrübesi olanlar bir fenomen halini alan bu durumu şaşkınlıkla izlemekteler. Şaşkınlığın sebebi Mansur Yavaş’ın anketlerde önde çıkmak için gereken hiçbir şeyi yapmıyor oluşuyla alakalı. Elbette işinin gereklerini, görevlerini yapıyor, özel günlerde sosyal medyadan paylaşımlar yapıyor ama bunları herkes yapıyor zaten. Ancak yorumcular ondan “kapalı kutu” diye bahsetmeye başlayıp adaylığı konusunda çekince beyan etmeye başladılar zira ülkenin hiçbir ciddi meselesi konusundaki fikrini bilmiyorlar, kimse bilmiyor. Seçimde aday gösterilip kazanırsa, ertesi günden itibaren neler olacağını bilmiyorlar. Kılıçdaroğlu’nun vadettiği gibi hızla parlamenter sisteme geçiş sürecini başlatıp, süreç sonuçlandığı anda hem cumhurbaşkanlığından, hem parti lideri olma ihtimalinden, zaten bırakmak zorunda kaldığı belediye başkanlığından, kısacası siyasetten vaz geçecek mi? Acaba ekonomiyi düzeltmek için aklında ne tür çareler var? Yabancıların geri gönderilmesi konusunda ne düşünüyor mesela? Evet, tamamen kapalı bir kutu, bunlar gibi sorulabilecek hemen hiçbir soruya cevap vermiş değil. Cevap bir yana değinmiş bile değil. Fakat insanlar bunun tersi olmak üzere şeffaf bir şekilde her konuda fikrini, yol haritasını açıklayan Kılıçdaroğlu yerine Yavaş’ı tercih ediyor, konu sadece Alevilik meselesi mi? Hatta ondan daha popüler olan, gerektiğinde sesini çıkarıp tartışmaya girebilen, ağzı laf yapan bir İmamoğlu var, o niye açık ara önde değil? Hatta Yavaş’ı geride bırakmak bir yana geride kalmaya başladı? Konu sadece tatil sevgisi mi? Yavaş bir şeyi doğru yapıyor olmalı ama neyi?

Mansur Yavaş etliye-sütlüye karışmadığı, güncel konulara yorum yapmadığı, basına demeç verme fırsatı kovalamadığı, başkalarına laf atmak bir yana kendisine yöneltilen suçlamalara bile kamuoyu önünde cevap vermediği, TV’lerde görünmediği, sansasyonlara konu olmadığı, tartışmalara, partisinin/camiasının mücadelelerine pek karışmadığı halde nasıl oluyor da her anketten birinci çıkıyor? Cevap aslında basit ve ortada: bunları yapmadığı halde değil, bunları yapmadığı için! Aday gösterilir ve kazanırsa kelimenin tam anlamıyla “yata yata” kazanmış olacak, parmağını bile kıpırdatmadan. Çünkü halk çok yorgun, savaştan çıkmış gibi yıpranmış vaziyette. Sadece ekonomik durum değil sebep. Mansur Yavaş’ın yapmaktan kaçındığı her şeyi sonuna kadar, nefes almadan yapan mevcut Cumhurbaşkanı’nın kavgaları, azarlamaları, bağırışları, aşağılamaları, tehditleri, vara-yoğa yorum yapması, uykuda olmadığı her saniyesini kameralar önünde geçirmesi, yoldan geçene bile sarması insanları yordu. Kafası şişmiş her normal vatandaş biraz sessizlik, biraz huzur istiyor, biraz kafasını toplayıp sakince durumu değerlendirme fırsatı istiyor. Televizyon izleyebilmek istiyor zira yandaş/muhalif her televizyon kanalının tüm haber saatlerinde sadece bir kişinin görünmesi, görünmediği zamanlarda da tartışılması, sabah gözünü o bir kişiyle açıp gece kapatması, rüyalarında bile o bir kişiyle hemhal olması insanları çok yıprattı, psikolojilerini bozdu. Bu sadece muhalifler açısından değil, emin olun “reis için ölürüz-o dünya lideri-yine onu seçeceğiz, yine “koyduk mu” diyeceğiz, göreceksiniz” diyenler için bile geçerli bu durum, onlar bile artık TV karşısında hipnotize bir şekilde, “far yemiş tavşan” gibi kaskatı kalmak istemiyorlar. Trollük görevlerini ifa edip, iktidar her sıkıştığında bot hesaplarla etki yaratma, “trend topic” olma görevlerini yapıyorlar, kurtlarını döküyorlar ve sakince sessizliğe gömülüyorlar. Bunda şaşılacak bir durum yok, insan hayatının aşkıyla evli olsa bile böylesine burun buruna olmaktan bıkıyor, ara sıra uzakta kalmak istiyor.

Bu kadar mı? Mansur Yavaş’ın anket başarısının sırrı hiçbir şey yapmamasında mı? Evet, bu kadar. Gerçekte insanlar artık “gazoz kapağını aday gösterseler ona oy vereceğim” noktasına gelmiş durumda. “İmamoğlu aday olursa şu grup, Yavaş aday olursa bu grup, Kılıçdaroğlu aday olursa öteki grup oy vermez” kısmı normal koşullar geçerli olsaydı, seçimler iktidarın el değiştirmesi dışında bir anlam taşımıyor olsaydı anlamlı olurdu. Bu seçimler manevi olarak ağır bir savaştan çıkmış, taş taş üstünde kalmamış, her bir aileden ya şehit ya gazi çıkmış bir ülkede yapılacak. Mansur Yavaş’ın bilmem ne konusundaki düşüncesi kimsenin umurunda değil, İmamoğlu’nun hangi restoranda kiminle buluştuğu da önemli değil, Kılıçdaroğlu Aleviymiş, öbürü Şiiymiş, Sünniymiş o da kimsenin umurunda değil. İnsanlar belediye seçimlerinde onları tanımıyorlardı bile, adlarını bile ilk defa duydukları insanları getirip o koltuklara oturttular. Mansur yavaş bu konuda da doğrusunu yapıyor, “ben buraya bu kadar oyla geldim, acayip başarılıyım, Halk bana tapıyor, ne süperim ben bakın bana, ayna ayna var mı benden iyisi” demiyor, olayın farkında. Halk o ismi değil, değişimi istedi, değişime oy verdi o kadar. O zaman belediye seçimi zamanıydı, belediyelerde değişim yapma fırsatı vardı onu kullandı. Genel seçim ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi olsaydı bu defa da o konuda arzusunu sandığa yansıtacaktı. Şimdiki durum da bu. Muhalefetin hangi adayı çıkaracağı kimsenin umurunda değil aslında.

Muhalefetin Mansur Yavaş’ı aday gösterip göstermeyeceğini bilmem ama onu örnek alması gerektiğine şüphe yok. Hele şimdiden kendi aralarında mevki-makam çekişmesine girmeleri ve bunu “biz siyasi partiyiz, bu tür pazarlıklar yapmamız normal” diye savunmaları kadar aptalca bir şey yok. Muhalefetin aday üzerindeki tercihleri artık keyfe keder seçimlerin ötesine geçemez. Aday konusunda (duvar seçmek diyelim) birinin “kuzey duvarı kırmızı çizgimizdir”, diğerinin “doğu duvarı olmazsa benim tabanım oy vermez ha”, ötekinin “aklınızdan bile geçirmeyin, batı duvarı olmasaydı bu oda olmazdı” tartışmasına girmek, tüm binanın muhalefetin üstüne çökmesiyle sonuçlanacaktır. Bu durumdaki tartışmanın boyutu duvarın rengi, boyanın cinsi, yalıtımın cinsi, vs. detay konuların ötesine geçmemeli. Yıkılışın nasıl olacağını tahmin etmeye gerek yok zira daha önce yaşandı. Hatırlanacaktır, %60 muhalefet %40 iktidar oranı yakalandığı günlerde iktidarı ele geçirdiğini düşünen muhalefet menüden seçim yapmaya girişmişken sahneye çıkan Bahçeli birden o oranı tersine çevirmişti. Görünen o ki tarih tekerrür ediyor, muhalefet seçimi kazanmış da pastayı bölüşüyormuş gibi davranmaya başladı ki bu da maalesef bu “6’lı” masadan da başka bir Bahçeli çıkma ihtimalini artırıyor. Muhalefete küçük bir tavsiye verebiliriz bu noktada: Bozuk değilse kurcalamayın! Bu iktidar-muhalefet yarışı, şu iktidar partisi ile bu muhalefet partisi arasındaki yarış değil. Hiç biriniz, en büyüğünüz bile tek başına iktidar olamıyorsunuz hatta olabilecek güveni bile veremiyorsunuz. Gördüğünüz teveccüh bir arada olmanızdan kaynaklanıyor. Halkın özlediği eski “açık oturum”ları, liderler buluşmalarını hatırlatıyorsunuz. Uzlaşma, demokrasi, işbirliği havası estiriyorsunuz. Muhalif kampın liderliğine soyunup birbirinizle bilek güreşine girdiğinizde boyunuzun ölçüsünü öğrenmek için seçimi beklemenize bile gerek kalmadan moleküllerinize ayrılırsınız zira sizin “reise canım feda, canımı da çıkarsa oyum reise” türünden bir seçmen kitleniz yok. Daha net olmak gerekirse halk ölüm döşeğindeki ebeveyniniz durumunda, siz onu tedavi edip ayağa kaldırmak için birlik olup bütün imkânlarınızı seferber etmek yerine miras paylaşımı kavgasına dalarsanız o da gider mirasını iktidar ve muhalefet evlatları yerine Darülaceze’ye bağışlar, öylece kalakalırsınız. Seçmen bir yana ananız babanız-canınız bildiğiniz evladınız bile size bir şey vermek zorunda değil. Çok istiyorsanız siz alacaksınız. Halk 20 yıldır iktidarın istediğini gırtlağına basarak almasından yoruldu, sizin başka yolla, tatlılıkla, güzellikle, nezaketle istemeniz, gürültü yapmadan, vurup kırmadan istemeniz gerekiyor. Bunu becerecek kadar nitelikli değilseniz de krediniz var, Mansur Yavaş gibi olun, konuşmayın, yeter.


  • BIST 100

    5.143%-1,69
  • DOLAR

    18,8169% 0,07
  • EURO

    20,4700% -0,11
  • GRAM ALTIN

    1.168,2% 0,15
  • Ç. ALTIN

    1927,53% 0,15
  • Cumartesi 14.4 ° / 7.6 ° Düzensiz Yagmur Mümkün
  • Pazar 11.1 ° / 8.1 ° Parçali Bulutlu
  • Pazartesi 10 ° / 7.1 ° Orta kuvvetli yagmurlu

Trabzon

28.01.2023

  • İMSAK 06:01
  • GÜNEŞ 07:29
  • ÖĞLE 12:39
  • İKİNDİ 15:15
  • AKŞAM 17:39
  • YATSI 19:02