Karamollaoğlu: Yapacak çok işimiz var

Temel Karamollaoğlu, bugün partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısı düzenledi.
Tarih: 09.11.2022 16:19

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “TÜFE, 2020 yılı ekim ayı itibariyle yıllık yüzde 11,89 seviyesinde iken 2022 Ekim ayı itibariyle yüzde 85,51 seviyesine çıkmıştır. İki yıllık dönemde TÜFE, 7,2 kat artmış. Bu da resmi TÜİK rakamları, gerçek rakamlar farklı. Üretici Fiyat Endeksi de 2020 Ekim’inde yüzde 18,2 iken iki yıl sonra yüzde 158'e ulaştı. Gelir dağılımının en adaletsiz olduğu üç ülkeden biriyiz. Gıdadaki fiyatlar, dünyada yüzde 4 artarken Türkiye’de yüzde 92 artış gösterdi. Ve maalesef bunun sonucu olarak çocuklarımız okula aç gidiyorlar. Erdoğan iktidarının 20 yılın sonunda getirdiği tablo, böyle bir tablo; gelecek nesilleri dahi etkileyecek bir yoksulluk, huzursuz bir toplum, heba edilmiş bir gelecek. İşte bu yüzden, Türkiye’nin yeni yüzyılının inşası, bu iktidardan ve bu sistemden kurtulmakla başlayacak” dedi.

Temel Karamollaoğlu, bugün partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bugün sabah haberini aldığımız, Bursa'da meydana gelen, sobadan çıkan yangın nedeniyle hayatını kaybeden 8 yavrumuza ve annelerine Allah'tan rahmet diliyorum. Terörle mücadele operasyonlarında şehit düşen kahraman askerlerimize de Allah'tan rahmet; ailelerine, silah arkadaşlarına ve aziz milletimize bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyorum. Ve son günlerde ülkemizin çeşitli noktalarında meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı; yaralılara da acil şifalar diliyorum.

“BÜYÜK KONGREMİZ, İKTİDARA HAZIR OLDUĞUMUZUN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILMASINA VESİLE OLDU”

Biz de Saadet Partisi olarak seçimlere, yeni yıla ve yeni döneme, hazırlıklarımızı tamamlayarak gidiyoruz. Bu minvalde; 30 Ekim Pazar günü, yurt içinden ve yurt dışından misafirlerimizin ve binlerce teşkilat mensubumuzun katılımıyla 8. Olağan Büyük Kongremizi coşku ve heyecanla gerçekleştirdik. Kararlılığımızın altını kalın harflerle çizdiğimiz, tepeden tırnağa seçimlere ve iktidara odaklandığımızın ilanı olan bir kongre oldu. Salonun atmosferi, Saadet Partisi kadroları olarak bir ve beraber olduğumuzun, kadrolarımızla ve politikalarımızla iktidara hazır olduğumuzun herkes tarafından anlaşılmasına vesile oldu.

“20 YILLIK İKTİDARIN YENİ BİR VİZYON ORTAYA KOYABİLMESİ İÇİN VERDİĞİ SÖZLERİ NE KADAR TUTTUĞUNA BAKMAK LAZIM”

Yeni yüzyılımıza geçmişin kısır tartışmalarını, yersiz kavgalarını taşımamalı, hep birlikte hakikaten tertemiz yeni bir başlangıç yapmalıyız. Dikkat edin, seçim sloganı için sürekli eskimiş politikaları yeni ambalajlarla piyasaya sürenlerin ‘vizyon’ diye ortaya koyduklarından bahsetmiyorum. Zira 20 yıllık bir iktidarın yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi için daha önce verdiği sözleri ne ölçüde tutup tutmadığına bakmak gerekir. 3 yıllık perspektif ile hazırladığı Orta Vadeli Program hedefleri iki ay sonra çöp olan, 2022 yılı için 2021 yılının aralık ayı sonunda bütçe hazırlayan ve daha yılın ilk yarısında yanlış hesap yaptığını anlayıp, neredeyse yeni bir bütçe büyüklüğünde ek bütçe yapmak zorunda kalan, 2023 yılı Vizyon Belgesi’nde yer alan hiçbir hedefi tutmayan, bırakın tutmasını yanına bile yaklaşamayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir iki ay sonrasını bile planlama yeteneğinden yoksun olan bu iktidar, seçim öncesinde yüzyıl vizyonu ortaya koyma iddiası ile ortaya çıkabiliyor.

“AKP, ÜLKEMİZİ GÜYA YENİ BİR YÜZYILA HAZIRLARKEN GERİDE BIRAKTIĞI TABLONUN ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR”

2023’ü dilinden düşürmeyenler, 2023'e 2 ay kala, baktılar ki anlattıkları 2023 ile karşı karşıya kalınan 2023 arasında adeta uçurum var, o nedenle de hemen yeni bir hikaye uydurma ihtiyacı hissettiler. Şimdi dillerine yeni bir türkü doladılar. Bu türküye de maalesef devletimizin kurumlarını alet ediyorlar. Seçim şarkılarını polis teşkilatımızın bandosuna çaldıracak kadar; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma teşkilatı gibi güzide kurumlarımızın açıklamalarında partinin sloganlarını kullanacak kadar aymazlaştılar. Çok değil, daha dört yıl önce Cumhurbaşkanlığı için yetki istediklerinde, kişi başına milli gelirin 25 bin doları bulacağını vaat etmişlerdi, bugün 9 bin doların altındayız. Erdoğan, enflasyonu ve döviz kurunu düşürme sözü vermişti. Ama TL'nin reel değeri tarihin en kötü seviyesine gerilerken enflasyon da son 42 yılın en yüksek seviyelerinden birine ulaştı. AKP, ülkemizi güya yeni bir yüzyıla hazırlarken geride bıraktığı tablonun üstünü örtmeye çalışıyor.

“NE KADAR UYUŞTURUCU TACİRİ YAKALADIKLARI İLE ÖVÜNÜYORLAR”

Şehrin kenar mahallelerinde yoksulluğun ve eğitimsizliğin girdabına düşmüş gençlerimiz, uyuşturucu bataklığında boğuşuyor maalesef. İçişleri Bakanı, günde ne kadar uyuşturucu satıcısını yakaladıklarını ilan ederek bir başarı tablosu ortaya koymaya çalışıyor. Bu kadar yüksek rakamlar, sizin bu meseleyi yürütemediğinizin en açık delili. Binlerce uyuşturucu satıcısı yakalanmış. Bu ne demek? Yakalayamadığınız daha ne kadar uyuşturucu taciri var? Senin ne kadarını yakaladığın değil, uyuşturucu kullanımını azaltıp azaltamadığın, ortadan kaldırıp kaldıramadığın önemli.

“ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ 2020 EKİM’İNDE YÜZDE 18,20 İKEN İKİ YIL SONRA YÜZDE 158'E ULAŞTI”

‘Nas’ gereği, sadece Merkez Bankası faizleri düşürülüyor. Nereden buldular bu fetvayı bilmiyorum. Ama reel faiz, vatandaşı etkileyen faiz, vatandaşın sömürülmesine neden olan faiz çıkmış yüzde 35'lere. Bu istismardır, dini istismardır. TÜFE, 2020 yılı ekim ayı itibariyle yıllık yüzde 11,89 seviyesinde iken 2022 Ekim ayı itibariyle yüzde 85,51 seviyesine çıkmıştır. İki yıllık dönemde TÜFE, 7,2 kat artmış. Bu da resmi TÜİK rakamları, gerçek rakamlar farklı. Gerçek rakamları ilan etmeyi bile yasakladılar. Üretici Fiyat Endeksi de 2020 Ekim’inde yüzde 18,2 iken iki yıl sonra yüzde 158'e ulaştı. Sefalet endeksinde, yıllardır borçlarla boğuşan Arjantin’i bile geride bıraktık. Çalışan hakları bakımından Kolombiya’nın gerisindeyiz. Buralarda fecaat var, dünyaya kötü bir ekonomik model göstermek istedikleri zaman iktisatçılar, bu ülkeleri gösterirler. Şimdi biz, onların gerisindeyiz. Ama iktidara bakarsanız biz, ‘uçuyoruz’. Avrupa’da en düşük asgari ücret ödenen ikinci ülkeyiz. Ve aynı zamanda asgari ücretli çalışan oranı en yüksek olan ülkeyiz.

“HER ALANDA TÜRKİYE HIZLA GERİYE GİDİYOR”

Milyonlarca insanımız açlık sınırının altında, geri kalan milyonlarca çalışanımız da yoksulluk sınırının altında bir ücrete mahkum. Gelir dağılımının en adaletsiz olduğu üç ülkeden biriyiz. Gıda ve enerji enflasyonunda yine dünya şampiyonuyuz. İnsanlar, evinde lambasını yakmaktan, kombisini açmaktan korkar oldu. Gıdadaki fiyatlar, dünyada yüzde 4 artarken Türkiye’de yüzde 92 artış gösterdi. Ve maalesef bunun sonucu olarak çocuklarımız okula aç gidiyorlar. Aç giden bir öğrencinin derslerine odaklanması da mümkün değil. Yakınlarında böyle insanlar olmadığı için iktidar mensupları ve tuzu kuru olanlar, özellikle bankada milyonları olanlar, açlık nedir bilmezler. Eğitimde, adalette, istihdamda, tarımda, sağlıkta, sanayide, dış politikada, her alanda Türkiye hızla geriye gidiyor.

“TÜRKİYE’NİN YENİ YÜZYILININ İNŞASI, BU İKTİDARDAN VE BU SİSTEMDEN KURTULMAKLA BAŞLAYACAK”

Erdoğan iktidarının 20 yılın sonunda getirdiği tablo, böyle bir tablo; gelecek nesilleri dahi etkileyecek bir yoksulluk, huzursuz bir toplum, heba edilmiş bir gelecek. İşte bu yüzden, Türkiye’nin yeni yüzyılının inşası, bu iktidardan ve bu sistemden kurtulmakla başlayacak. Çünkü gelecek, akıl dışı politikalar, milyonlarca işsiz, iflasın eşiğine gelmiş bir ekonomi, kurumları ve geleneği hasara uğramış bir devlet, her şeyi tek kişinin iki dudağı arasına kalmış bir yönetim sistemi, geleceğinden ümidini kesmiş, huzursuz ve yorulmuş bir toplumla inşa edilemez. Yeni yüzyılı inşa edebilmek için yeni bir anlayışa, yeni bir iktidara ihtiyaç var. Ahlaki ve manevi değerleri şartlara göre değişen zihniyet sahipleri yeni bir şey ortaya koyamazlar, ancak eskiyi yeni gibi takdim ederler. Yeni yüzyıl, ilk olarak ahlaki ve manevi değerlerimizi yeniden kuşanma ile başlayabilir. Ardından adaleti herkes için hakim kılmak gerekir. Yeni yüzyıl, elbette israf ve yolsuzluğun kökünü kazıdığımız bir dönem olmalıdır.

“ÜRETİM VE İSTİHDAM ODAKLI YATIRIMLARI ÜLKE GENELİNE YAYACAK VE YAYGINLAŞTIRACAĞIZ”

Ne işe yaradığına, uygun çözüm olup olmadığına, gerekli mi değil, mi diye bakılmadan her inşaatı yatırım ve hizmet olarak takdim eden bu anlayışa son vereceğiz. Üretim ve istihdam odaklı yatırımları ülke geneline yayacak ve yaygınlaştıracağız. Eğitimde, nicelikle birlikte niteliği de artıracağız. Sağlıkta, adeta ‘paran kadar muayene olursun’ anlayışına evrilen bu düzeni değiştireceğiz. Dış politikada, figüran değil, oyun kurucu olacağız. Özellikle de Büyük Ortadoğu, yani Büyük İsrail Projesi'ne figüran olmayı reddediyoruz. Dışarda anormallikleri normalleşme olarak takdim eden, içerde başka bir siyasi partiye haram ilan ettiğini, işine gelince kendine mübah gören bu ‘ikiyüzlü siyasete’ son vereceğiz.

“SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VE YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”

İktidar blokunun sınırlarını kendisinin çizdiği, kurallarını kendisinin belirlediği ve istediği zaman da bu kuralları değiştirdiği dar bir alanda siyaset yapmayı biz reddediyoruz. Öngörüsüzlüğüyle meşhur olan bir iktidarın yeni bir vizyon ortaya koyma iddialarını da bir espri olarak algılıyor, elimizin tersiyle itiyoruz. Dün söylediğini bugün inkar eden, muhalefetin söylemediklerini söylemiş gibi takdim eden iktidarın algı fabrikalarında ürettiği suni gündemlere takılıp kalmayacağız. Bizim, söyleyecek çok sözümüz ve yapacak çok işimiz var.”


Anahtar Kelimeler: Karamollaoğlu: Yapacak işimiz

Zühtü Arslan 3.kez Anayasa Mahkemesi Başkanlığına seçildi

Kılıçdaroğlu uyardı

Erdoğan'dan EYT açıklaması

Fındık üreticisine zirai don uyarısı

Eskişehir borcu verdi