Müze kurdugum için cezalandiriliyorum

Müze kurdugum için cezalandiriliyorum
Tarih: 01.01.0001 00:00

Kimsenin sahip olamayacagi, dünyanin en çok oyuncagi onda… Arastiriyor, geziyor, okuyor ve 30 yildir, tarihe damgasini vurmus oyuncaklarin pesine düsüyor ama yetmiyor. Almaya ve sergilemeye devam ediyor. Istiyor ki, günümüz çocuklarinin hayalleri büyüsün ve gelissin, onlarla birlikte ülkemiz de ilerlesin… Çünkü diyor ki “Gelismis ülkelerde oyuncaklar çocuklarin hayal dünyasi gelissin diye alinir. Geri kalan ülkelerde ise oyalansin diye…” Sunay Akin ile sahibi oldugu Istanbul Oyuncak Müzesi’nde bulustuk… Müzeleri, müzeciligi, oyuncaklarin çocuklar üzerindeki etkisini konustuk. Konustukça oyuncaklarin hayatimizda aslinda ne kadar önemli oldugunu anladik…

Müzenize ilk kez gelen biri olarak öncelikle daha önce gelmedigim için pisman oldugumu söylemek isterim…

Bu sekilde düsündügünüz için tesekkür ederim. Gerçekten önemli bir sey söylediniz. Bakiniz, müzenin olmadigi bir kentte müzeye gitme seçkisi olmuyor maalesef. Hele ki istanbul’da mümkün degil. Yeterli sayida müzenin olmayisi müze gezme aliskanligimizin olmayisi, tercih edilecek müzelerin yetersiz olusu aslinda vahim bir durum. Bugün bir Alman hergün müzeye giderse ömrünün 16 yilini sokaga çikamadan müzelerde geçirir. Ama bu bizde maalesef yok.

harita-odasi

Müze kültürümüz mü yok?

Hem müze hem de oyuncak kültürümüz yok. Ilk oyuncak fabrikalarini Almanlar kuruyor, Ikinci Dünya Savasi’ndan sonra ise Japonlar dünya oyuncak pazarini eline geçiriyor. Dikkat ederseniz her oyuncagin üzerinde Made in China yazar. Bizde ise yerli üretici Ikinci Dünya Savasi’ndan sonra ortaya çikiyor, Japon ve Alman oyuncaklarini taklit ediyor. Fakat kendi özgün buluslarini henüz olusturamadan 1980’li yillarinin Özal döneminde yanlis ekonomi politikalariyla çogu iflas ediyor. Uzun bir süre de ürettigimiz hiçbir oyuncak olmuyor maalesef.

Zaten müzeyi gezerken Türk mali oyuncaklar oldukça azinlikta oldugu görülüyor…

Aslinda hemen hemen her Türk mali oyuncak var burada. Ama o kadar sönük ki hiç biri dikkat çekmiyor. Biz de dikkat çekmesi için müzenin girisinde bir araya topladik. Müzeyi ziyarete gelenler ilk onlari gördükleri için mutlu oluyorlar ama müzenin diger bölümlerini gezince ve dünyanin her yerinden gelen oyuncaklarin güzelligini zenginligini görünce bizim oyuncaklar unutuluyor.

O dönemlerde ülkemizde oyuncaklara hiç mi önem verilmiyordu?

Oyuncak bizde hep çocugu oyalayan bir sey olarak görüldü. Çünkü biz çocugu sevmeyen bir toplumuz. Çocuk dünyasinin bu kadar ezildigi, asagilandigi hatta horlandigi bir ülkede, çocugun önüne nitelikli, sosyal gelisimine fayda saglayacak oyuncaklarin konuldugunu iddia edebilir misiniz? Gelismis ülkelerde oyuncaklar çocuklarin hayal dünyasi gelissin diye alinir. Geri kalan ülkelerde ise oyalansin diye… Dikkat edin ki hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünyayi yönetirken, oyalansin diye alanlar toplumlar ise dünyayi yönetenlerin kapisinda oyalanmaya mahkumdur.

dens-001

 

Bizde genelde kizlar bebekle, erkekler araba ya da silahla oynuyordu…

Bakiniz ilk uzay konulu oyuncaklari Amerikalilar yapti. Peki uzaya ilk kim gitti? Amerikalilar… Rastlanti mi, degil! 1920’li yillarda ABD’de uzay konulu oyuncaklar çocuklarin önüne kondu ve o çocuklar büyüdüklerinde NASA’da görev yapti. 1920’lerde ABD çocuklarin hayaline uzayi koyarken, biz o yillarda kizlara bebek, erkeklere misket, topaç, silah verdik. Sonra oturup düsünüyoruz, kadin cinayetleri neden var nasil durduracagiz? Sen silahi daha küçücükken çocugun hayatina sokmussun ne bekliyorsun?

Aslinda ekonomik açidan da ilerlemez miydik?

Gelismislikle, ilerlemislikle, oyuncak sektörü arasinda büyük bir parelellik var. Ama bizim ekonomistler bunu anlayamadi. Bizim tek derdimiz “Dolar, Euro ne olacak?”, “Altin mi alalim bankaya mi yatiralim?”. Tek düsündügümüz bu. Bir ülkenin gelecegi politikacilarin vaatlerinde degil, çocuklarin hayallerinde ve oyunlarindadir. Demokrasi farkli enstümanlardan olusan bir orkestra gibidir. Biz bu orkestrayi tek bir saza teslim ettik. Ama orkestrayi nota bilenlerden kurman gerekiyor. Bilgiye sahip olanlardan kurman gerekiyor. Dügünlerde üç bes sarki ezberleyip çalanlarla bu is yapilmiyor.

vahsi-bati-odasi

 

Müzede yer alan oyuncaklari nerelerden aldiniz?

Tüm oyuncaklari gidip magazadan ya da antikacilardan almiyorum. Koleksiyonerleri arayip bulup onlardan aliyorum. Koleksiyonerler belli zamanlarda ellerindeki oyuncaklari satiliga çikarir. Satmayi isteseler de öyle kolay kolay gidip alamazsiniz. Adeta bir kiz istemeye gider gibi gidip alirsiniz. 30 yil önce bu yola çiktigimda insanlarin güvenini kazanmak hiç kolay olmadi. Ne zaman ki 2011’de Avrupa Müzeler Forumu tarafindan ve 2012’de Avrupa Müzeler Akademisi tarafindan En Iyi Oyuncak Müzesi seçildik, iste o zaman tüm kapilar açilmaya basladi. Artik koleksiyonerlerin vedalasacaklari bir oyuncak olunca ilk akillarina gelen biz oluyoruz. Su an depomda bulunan oyuncaklarla üç müze daha açabilirim.

charlie-chapinin-bebegi

Oyuncak Müzesi’nin disinda bir de Oyun Müzesi var… Yakinda baska bir sürpriz var mi?

Tabii ki var. Çok heyecanliyiz çünkü çok yakinda Kartal’da bir Masal Müzesi açacagim… Dünyada esi benzeri görülmemis bir müze olusturduk…

Tek basiniza müzeyi idare etmek özellikle maddi açidan zor olmuyor mu?

Olmaz mi? Düsünsenize elinizdeki tarihi yapiyi müze yapiyorsunuz ama Istanbul Büyüksehir Belediyesi sizin aylik cironuzun yüzde 5’ini vergi diye aliyor. Yani tarihi korudugum, ülkeme böyle bir müze kazandirdigim için sanki cezalandiriliyorum. Su anda bile müzedeki tüm oyuncaklarin hepsi isiklandiriliyor. Bunun elektrigi, suyu, dogalgazi var… Ben kimseden destek istemiyorum ama köstek olunmasin yeter. Küçük hayvan figürleri yapip ignelerini ona sapliyordu. Ondan ilham alarak ilk oyuncak ayi üretilmis. Bizde o ilk ignelik ayi da var, ilk kez piyasaya çikan oyuncak ayi da var. Yine Charlie Chaplin’e bir adet yapilip hediye edilen bir Sarlo oyuncagi var. Uzay konulu oyuncaklarin ilk örnekleri hatta ilk oyuncak robot örnegi de bizde. Hitler’in çocuklarin beynini yikadigi ikinci dünya savasini çocuklarin oyunlarini isgal ederek baslattigi oyuncak örnekleri var. Öyle bebek evleri var ki, bunlar oyuncak müzelerinin Leonardo da Vinci’leri’dir Rönesans’tir. Iste o evlerin hiçbir yerde bulamayacaginiz örnekleri bizde. Her temada ilk olma özelligine sahibiz.

tren-odasi
 
 
SÖZCÜ