“MİLLİ TRAVMA - MİLLİ ŞAHLANIŞ”


5 Kasım 2016 Cumartesi 16:15

15 Temmuz 2016 tarihinde olanlar, ülkemiz açısından önemli bir dönüm noktasına tekabül etmiştir. Öyle ki, Millet kendi ordusunun, kendi askerinin, kendi değerinin hedefi haline gelmiştir. Bu durumu izah etmek; kendi içinde kavram kargaşası, çelişkiler yumağını da beraberinde getirmiştir. 27 Mayıs, 12 Eylül gibi askeri darbelere alışık bir millet, ilk kez kendi ordusunun hedef tahtasına oturmuş ve maruz kaldığı gerçekliğe bir mana verememiştir. Havadan ve karadan adeta kuşatılmış bu millet; en güvendiği, kutsiyet atfettiği kurumlardan birine karşı direnmek mecburiyetinde hissetmiştir. Direnme hakkını ise, aynı safta yer alması gereken bir gruba karşı kullanmak zorunda kalmıştır. Bu tablo, toplum üzerinde adeta travmatik bir etki yaratmıştır. Peki bu durumda, ne yapılması gerekiyordu ve ne yapıldı?...

Milletimiz, böyle durumlarda rasyonel karar verme iradesinden ziyade, tamamen milli hassasiyetle, özgün içgidüyle bağımsızlığına ve temsilde söz sahibi olma hakkına, bir gereklilikten ziyade olağan milli şuuruna uygun şekilde refleks göstermiştir. Silahların gölgesinde, ölümün ensesinde darbeye ‘dur’ demiştir. Siyasi saflaşmalar, kutuplaşmalar, farklı ideolojik yaklaşımlar ve birbirine zıt yaşamlar kendiliğinden bütünleşmiş, meydanlar namlunun ucunda bekleyen kahramanları tarihe yazmıştır. Burada olayların nasıl geliştiğini, neler yaşandığını kronolojik şekilde anlatmaktan ziyade, asıl üzerinde durulması gereken nokta, Milli şahlanışın bağımsızlık söz konusu olduğunda adeta doğası gereği nasıl tecelli ettiği vurgusunun yapılmasıdır. Burada, akıldan fazlası yürek, inanç ve tam teslimiyet vardır. Kol kırılır yen içinde kalır misali; tüm çatışmalarımıza, kırıklık ve kırgınlıklarımıza rağmen, ortak noktada buluşma, birleşme ve bütünleşme şuurunun kendiliğinden Milli Hassasiyet noktasında vuku bulması, travmanın olumsuz etkisini de kırmıştır. Sonuçları itibariyle, darbeye karşı omuz omuza direnen bir şuurun, ülke geneline yansıması adeta bir şahlanışına sahne olmuştur. Kiralıklar, ev sahibinin iradesinde tahliye edilmiş, Batı’nın ‘aklı’ Doğu’nun ‘gönül’ ünde kaybetmiştir…

 

Saime TEKKE

05.11.2016

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir