Yazı Detayı
04 Kasım 2018 - Pazar 17:26
 
Sessiz fısıltı
Nazlı Sönmez
nazlinazsnm@gmail.com
 
 

Her sabah olduğu gibi bu sabahta çok erken uyandım. Bir süre kitap okudum, bu sıralar Sümer tarihine bayağı sarmış durumdayım, bulduğum her kaynağı ve kitabı bu aralar pdf formatında okuyorum. Tabi ki hiçbir şey kitabın kokusunun verdiği zevk’i veremez.
Avusturya’daki arkadaşım ile bir süre tarih ve uzaylılar üzerine konuştuk, üç saate yakın sohbet etmişiz. Kahvemi yaptım ve tableti elime aldım. Biliyorum az sonra arkadaşım soracak, bugün ne yazdığımı.
Ben de bugün Mevlana’nın çok sevdiğim bir yazısına istinaden yazmak istedim.
“Allah der ki, kimi benden çok seversen onu senden alırım. Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur. Aklın şaşar dostun düşmana dönüşür. Düşman kalkar dost olur. Öyle garip bir dünya! Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin. Şaşman dersin şaşarsın. En garibi de budur ya, öldüm der durur yine de yaşarsın." Hz. Mevlana
Annemi çok seviyordum ve çok erken kaybettin, onsuz yaşayamam derdim ve senelerdir onsuz yaşıyorum.
 Eşim el oldu. Canım dediğim dostlarım aslında pamuk ipliği ile bağlandıklarını, en büyük düşmanlarım olduğunu gördüm ve düşman sandıklarımın dostluklarını.
Düşmem dedim; düştüm, muhtaç oldum hiç düşünmediğim şeylerin içinde buldum kendimi. Öyle bir zaman geldi ki bırakın başkalarını, kendime bile şaştım.
En son cümledeki gibi öldüm deyip yaşamaya devam ettim, insan içten oldu mu ölümü, cenaze namazı da kılınmıyor.
Musallat taşında yatarsın ama kimsecik görmez, hayat gerçekten çok tuhaf nefes alırsın, fakat suni hayatta kiralık ruhların kalbinde yaşamaya çalışırsın.
Dudaklarımda doğmadan o kadar fazla kelimeler öldü ki, sustum matem bile tutamadım…
Gözlerim ile başsağlığı diledim, sessizce usul, usul….

 
Etiketler: Sessiz, fısıltı,
Yorumlar
Haber Yazılımı