Yazı Detayı
13 Temmuz 2013 - Cumartesi 09:14
 
Popüler kültür ve milliyetçilik
Zemfira ALİYEVA
zemfiraaliyeva@hotmail.com
 
 

Sayın hocalarım, değerli konuklar;

 

Hepiniz hoş geldiniz. Sizlere, popüler kültür denildiğinde ne anlamamız gerektiğinden, popüler kültürün milliyetçiliğe etkilerinin ne yönde olduğundan bahsetmeye çalışacağım.

 

Esas noktamız olan kültürün, farklı yorumlamalar olsa da genel olarak herkesçe bilinen tanımı “halkın gelenek ve görenekleri, örfleri, sözlü veya yazılı edebiyatı, dili, müziği, ahlakı, sanatsal ve ekonomik ürünleridir.”

 

Yani kültür, tabir-i caizse insan ürün olmaktadır. Ziya Gökalp’e göre bu kavramın içine, değiştirilmemesi gereken temel unsurlar girmektedir.

 

Popüler kelimesinin anlamına baktığımız zaman aslında en gerçek manasının “halka ait olan” şeklinde olduğunu görmekteyiz.

 

Fakat günümüzde bilinen ve kullanılan anlamı “sevilen, göz önünde olan, rağbet gören” şeklindedir.

 

Popüler kelimesinin bu anlamı itibariyle yeni ifade biçimleri yaratılmış ve bu kelimenin zihinlerimizde bu şekilde yer etmesi sağlanmıştır.

 

Bu tanımlamalardan sonra popüler kültürün manasına değinecek olur isek;

 

 

Popüler kültür, gücü elinde bulunduranların bilinçli bir yapılanma ile çeşitli araçları kullanarak var olan kültürü, popüler ögelerle iç içe geçirip insanlara yeniden sunmasıdır diyebiliriz.

 

Böylece ortaya bir tüketim kültürü çıkar ve çoğunlukla ticari-ekonomik çıkarlara hizmet eder.

 

Kolay tüketilen, sürekli güncel olmak zorunda olan, çabuk eskiyen bu kültür anlık zevklerin tatminine yaramaktadır.

 

Kişinin geçmişinden süre gelen zevkleri, uğraşları, ilişkide olduğu insanlar kültürel kimliğini oluşturacaktır.

 

Sahiplenilmeyi bekleyen popüler kültür ürünleri de bu kimliklenme süreci içerisinde kişinin beğenilerine, değerlerine nüfuz edecek ve sürekli aktif bir şekilde kabuk değiştirerek güncelliğini korumayı ve insanları cezp etmeyi başaracaktır.

 

Ve tabii bunları yaparken de kitle iletişim araçlarını, televizyonu, radyoyu, sosyal medyayı, gazeteleri kullanarak kendisini kabul ettirme sürecini oldukça kolaylaştıracaktır.

 

Theodor Adorno bu konuda Marx’a atıfta bulunarak der ki; “medya halkın afyonudur.”

 

Dünün popülerinde güç milletindi ancak bugünün popülerinde güç ekonomik egemendedir.

Ve bu ekonomik elitin kar etme amacına paralel giden, duyarsız, bilinçsiz toplumlar yaratma çabası, popüler kültürün insan hayatını kolaylaştırıcı etkisini ambalaj yaparak çekici kılma amacı güder.

 

 

Zararlı olan nokta; elinde gücü bulunduranların popüler kültürü kullanmaya başladığı andan itibaren ortaya çıkmaktadır. Biz milliyetçileri ilgilendiren husus burada devreye girmektedir.

 

Milliyetçilik nedir?

 

Milliyetçilik; milleti için çalışmak, onu korumaya ve yüceltmeye çalışmaktır en kısa tanımıyla.

 

Tanımda yer alan “koruma” sözcüğü bu konuda bizi en çok ilgilendiren husustur.

 

Çağın gerektirdiklerine, gelişen ve yenilenen düzene ayak uydururken özümüzden, milli-manevi değerlerimizden kaybetmemeyi başardığımız zaman koruma ve yüceltme görevlerimizi yerine getirmeye başlamış oluruz.

 

Ancak burada sözünü ettiğim “çağın gerektirdikleri”, elbette ki popüler kültür demek değildir.

 

Popüler kültür, kültürler arası bir benzeşmeyi sağlamaz, tek tipliliği ortaya çıkarır.

Milliyetçilik tam da bu noktada popüler kültürün toplumdaki etkinliğini bir tehdit olarak algılar.

 

Çünkü bir toplumdan etkilenmek, kültür alışverişi yapmak bizi zenginleştirirken, tek tipleşme kendi kültürümüzden yabancılaşmayı getirecektir.

 

İnsanları üretmekten alıkoyan, insan yaşamını kolaylaştırma iddiasıyla bilinçsiz, sorgulamayan toplumlar yaratma amacına yönelik olan popüler kültür bizi olabildiğince öz

değerlerimizden koparmaya çalışmaktadır.

 

Bu amaca hizmet eden, önceden hazırlanıp önümüze servis edilen bu kitle kültürü sayesinde yönetilmesi ve yönlendirilmesi kolaylaşan toplumlar oluşacaktır.

 

Elbette ki her insanın popüler kültürden etkilenme eşiği farklıdır.

 

 

Eğitim düzeyi, kendi kültürüne ve değerlerine bağlılık durumları o kişilerin empoze ettirilmeye çalışılan bu yapay gündelik yaşam kültürüne karşı duruşlarını ve dirençlerini belirleyecektir.

 

Örneğin yayınlanan dizilerdeki renkli hayatlardan etkilenme, onlara özenme, onlar gibi konuşma onlar gibi eğlenme isteği elbette ki herkes için aynı olmayacaktır.

 

Fakat yine de etkilenmeyen insanın olduğunu düşünmemekteyim.

 

Zira “şu markanın bu ürününü almalısın, A kişisinin yeni şarkısı bu yaza damgasını vuracak mutlaka dinlemelisin,

yeni bir play station oyunu çıkmış mutlaka almalıyız” gibi insanların birbirlerine dayatmaları sayesinde yüceltilen, hayran olunan ve tabii ki sürekli değişen ve kılıfı yenilenen popüler kültür öğeleri ile bunları kullanmayan insanlar üzerinde bir baskı oluşmaktadır.

 

Yaratılan bu kompleks sayesinde kişiler popüler olanı her zaman daha modern, daha gelişmiş ve tırnak içinde söylüyorum daha “kültürlü” insanların tercih ettiği şeylermiş gibi görmektedir.

 

Ekonomik, ideolojik, siyasi çıkarlar sebebiyle açıkça bir algı yönetimi yapılmaya çalışıldığı ortadadır.

 

Bu sayede meydana gelecek “kültür yozlaşması” ile kültür yoluyla emperyalizmin etkisi altında kalacak toplumların, inkişaflarına darbe vurulacaktır.

 

Bu yozlaşma bir çok alanda kendisini gösterebilecektir ancak en etkili silahı belki de dil olacaktır.

 

Zira dili yozlaşan milletin kültürü de gün geçtikçe asimile olacaktır. Ve bu da o milletin yok oluşu sürecine hız kazandıracaktır.

 

Popüler kültürün satışının yapıldığı diğer alanlar genel olarak müzik, sanat, giyim kuşam ki giyim kuşamın popüler ismi olan moda yahut siyaset gibi toplumun adaptasyonunun daha kolay sağlanacağı, dayatılacak fikirlerin daha hızlı empoze edileceği sahalardır.

 

Dilin yozlaşmasının bir sonucu olarak da gösterilebilecek olan “milli değerler” hususuna bakıldığı zaman, özellikle de yeni neslin ne kadar çabuk ve kolay etkilendiğini görebilmekteyiz.

Zira bunun örneklerini günümüz gençlerinde oldukça yoğun bir biçimde yaşıyoruz.

 

Hatta çok yeni yaşadığım bir örnekten bahsetmek istiyorum.

 

Müzikte popülerliğin bir sonucu olarak; geçtiğimiz günlerde Nevruz kutlamalarına getirilen lise öğrencilerinin orada tutulabilmeleri ve dikkatlerinin çekilebilmesi için oldukça popüler olan, kendi kültürümüzle,nevruzla hiçbir alakası olmayan gerek yabancı gerek Türkçe şarkılar çalındı.

 

Her şarkının kendisine has dans hareketleri aynı anda oradaki gençlerimizce ezbere yapılıyordu.

 

Ancak daha sonra oraya getirilen halay ekiplerinin gösterilerine, danslarına da aynı gençlerimiz oldukça büyük ilgi gösterip eğlenebildiler.

 

Yani demek istediğim gençlerin eğlenceye olan ilgisini kullanırken bu tüketim kültürünün ürünleri olan müzikleri değil de kendi kültürümüzün, değerlerimizin izlerini taşıyan şarkılarımızdan, türkülerimizden yararlanarak da pekala onların dikkatini çekebiliriz.

 

Ki böylece gençlerimizin öz değerlerimizden uzaklaşmasının önüne geçebiliriz.

 

Zira Kültürümüz parçalanmış ve günden güne eski bütünlüğünü kaybetmektedir.

Başıboş bir değişim var özellikle gençlerimiz üzerinde. Buna bir dur denilmedikçe, milli değerlerinden, manevi hassasiyetlerinden gittikçe uzaklaşan gençler yetişecektir.

 

Evet buradaki gençler olarak bu hassasiyetlerimizin oturduğundan ve buna istinaden popüler kültürün empoze ettirilmeye çalışılan tarafından belki en az zararla kurtulacağız fakat milyonlarca çocuk bu tüketim kültürüyle büyüyor.

 

Ve bu sayede onlara kolay, eğlenceli gelen ne ise ona yönelip öz değerlerinden benliklerinden uzaklaşıyorlar. Ki hatta belki de bu değerlerin hiç farkına varmadan bambaşka bir kimliğe bürünüyorlar.

 

Popüler kültür zararlı mıdır diye sorulduğu zaman, bu  bahsettiğim husus çerçevesinde düşündüğümüz vakit “evet, yeterli milli bilinci oluşmayan özellikle de yeni nesil bakımından zararlıdır.” Diyebilmekteyiz.

 

Türk aile yapısıyla uzaktan yakından alakası olmayan dizilerle, kapsülleştirilmiş ve tek kullanımlık hale getirilmiş şarkılarla büyüyüp yalnızca ünlü diye tabir ettiğimiz kişilerin özel hayatlarını anlatan dergilerle kitaplarla büyüyen bir neslin yetiştiğini gördüğümüz zaman diyebiliyoruz ki evet, popüler kültür bu cihetle zararlıdır. 

 
Etiketler: Popüler, kültür, ve, milliyetçilik,
Yorumlar
Haber Yazılımı