Yazı Detayı
06 Aralık 2018 - Perşembe 11:02
 
Gidenler geri gelir mi?
Hilal Savran
hilalsavran22@gmail.com
 
 

Nasıl yazabilirdim sinirlerimi kontrol ederek bilmiyorum. Önce melisa çayı yaptım kendime. Sinirleri yatıştırma etkisi olduğunu duymuştum bir yerlerden…

 

Duysam ne olur ki? Bir çayla biter mi içimize akıp giden duygular… Bugüne kadar da hep öyle olmadı mı zaten… Düğüm düğüm oldu, sadece yutkunabildik. Ona da bazen nefesimiz el vermedi.

 

Savcı mütalaasını gördüm, yutkunarak okumaya devam ettim…“Ergenekon örgütünün varlığı ispat edilememiştir. Bu nedenle varlığı kanıtlanamayan örgütün liderliği, üyeliği ve örgüt adına suç işlenmesinin de söz konusu edilemeyeceği anlaşılmıştır.” Burada koptum gittim o anlara.

Eyvah! Dedim biz bunu birilerinin yüzüne haykırırken neden bizi duymadılar diye söylendim durdum kendi kendime… Kim duyacaktı ki? Ağzımızı açtığımızda etiketlerimiz hazırdı. Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali, nevrotiklerin sözlü galizlerine maruz kaldık… İçimize biriken duygular ki elbet bir gün güneş doğacak diye mırıldanıyordu… Evet, 10 yıl sonra doğdu.

 

Peki yitirdiklerimiz? Onlara da toprak altında güneş doğar mı? En çok bunu düşünüyorum bugünlerde… Bunlar belki bir başlangıçtı. Adaletin terazisi de arada şaşıyormuş demek ki! Ama esas olan bir terazi var ki oda tanrınındır. Mühim olan onun adaletinin ne zaman tecelli edeceğidir. Sahte delillerle bir gün şurada, bir gün ötede bulunan mühimmatlarda belki bir gün gerçekten kumpasçıların elinde patlar. Patlayacakta! Zaman en iyi ilaç dedikleri şeyi en çok burada tatbikledik haliyle. Evet, bedeller ödendi. Gidenler gitti! Ama en çokta bu davadan sonrasına baktığımızda neden yapıldığını, bu kumpasın bizi nereye getirdiğini tecrübe ediyoruz. O zamanlarda her sabah uyandığımda basın aracılığı ile vatan haini olarak yaftalanan vatanperver komutanlar ve askerlerin aklandıklarına dair aynı hassasiyette haber yapmaları da atlanılmaması gereken detaylar arasında yerini korumalıdır.

 

Peki, neden Ergenekon? Bu denli haince bir kumpasa Büyük Türkler adına önem atfeden mitolojik değerlerin namzet edilmesi bugün ki Türk düşmanlığının temellerini atmıştır. O kör günlerin yansıması bunlar. Bugün toplumda yer eden ayrışmaların hepsi bu hain kumpasçıların uğraşları sonucunda olmuştur. Ta ki o günlere kadar aidiyet ve millet adına birliktelik teşkil eden ülkülerimiz bu süreçte deforme edilerek hastalık haline getirildi. Bir devleti devlet yapan hangi unsur var ise bu süreçte hain kumpasa kurban edilmiştir. Sadece bununla değil devletin kozmik odasına kadar girip, devlete ait gizlilik teşkil eden ne var ise 3, 5 çapulcuya pespaye edildi.  O anlara kadar emperyalizmle mücadele eden Türkiye Cumhuriyeti artık onların oyuncağı haline getirilmişti. Canım yandı, etlerim kemiklerimden ayrılmıştı adeta. O gün devletine bunu yapan ABD kuklası FETÖ ve yandaşları ilerleyen süreçlerde bizi 15 Temmuz’a gark ettirdi. Artık iş işten geçmişti. Bedel ödeyenlere baktığımda gariban Anadolu evlatları oldu. Kahraman Türk ordusuna bu denli kumpası layık gören savcı bozuntusu ve yandaşları ise firarda. Kimisi de senin benim içinde, vatan millet naraları ile sahtekarlık peşinde…

 

Gelelim bugünlere; konuşması gereken herkes susuyor, o günlerde FETÖ’nün tefini çalan gazeteci bozuntuları ise istifini bozmadan dudak bükmeye devam ediyorlar. Siz unutsanız da tarih sizi unutmaz. FETÖ ile bir olup öldürdüğünüz vatanseverler ve aileleri de asla unutmaz. İlahi kudret ya bu o hiç unutmaz. Topluma pelesenk olan bir anlayış vardır ya hani etme bulma dünyası diye sizler o günleri bekleyiniz. Elbet ektiklerinizi biçeceğiniz günler yakındır. Sırtınıza sardığınız bu kul hakkı size ayıp olarak bir ömür elbet yeter. Gerçekleri tez vakitte görürseniz eğer, sebebi olduklarınızın ailelerine uğrayıp helallik almanızı tavsiye eder, bir daha bu yanlışlarda bulunmamanızı dilerim. Nitekim Yüce Türk Milleti bunları her zaman görmezden gelmeyecektir! Saygılar…

 
Etiketler: Gidenler, geri, gelir, mi?,
Yorumlar
Haber Yazılımı