Yazı Detayı
09 Şubat 2019 - Cumartesi 10:21
 
DOMATES, BİBER, PATLICAN
Hilal Savran
hilalsavran22@gmail.com
 
 

Ve birde soğan…

 

Barış Manço’yu yad ederek girmek istedim ki yerinde olsun. Sizlerin de gözleri dolsun.

 

Bu ortamda dolsa ne değiştirecek orası da pekala tartışılır. 24 Haziran’dan önce ekonominin gidişatının çok iyi olacağı iddia edilmişti. Evet denilmesi pek tabi doğal karşılanır. Çünkü her parti politikasını savunurken olmazları kullanacak.  Buda ona oy getirsin, işlerde tıkırında gitsin.

 

Bundan önceki seçim döneminde bu durumun spekülasyon olduğu söylense de bugün cepten çıkanlara, en çokta cepte kalmayana bakınca ne spekülasyon biliriz ne de bilmek isteriz.

 

Halk tabiri ile her şey ateş pahasına! Bunları en çok menemen severler, bir de imamı bayıltıp, hünkarı beğenenler bilirler. Almış başını gitmiş. Haliyle asgari ücret nasıl eriyecekti değil mi?

 

Ne denir buna kaşıkla verip kepçe ile almak, artık ne anlarsanız…

 

Günlük politikalar bu artışlara ne kadar su olacak 31 Mart sonrası anlayacağız.  Ama şu var ki bizi seçimlere az bir zaman kala bu zamlar ilgilendiriyor. Görüyorum ki herkes bir suç ortağı arıyor.

 

Kime denk gelirse, illüzyon şov misali şapkadan kime ne çıkacağı belli değil. Her zaman kendimize bakmak yerine suçu birilerine yıkmak en kolay yol oldu bugünün siyasetinde. Asıl olan bir şey var ki oda iğneyi kendimize batırmaktır.

 

Kabullenmek kimseyi yenik yapmaz, aksine alçak gönüllü olmayı ve mütevaziyi artırır. Hepimiz bugünlerde en çok buna hasretiz aslında.

 

Bu durumu kabul edip, büyük küçük üreticiyi de mağdur etmeden çözüm yolu aramak en kafisi gelecektir. Aksi tekelleştirmektir. Tabi ki de tüketiciyi mağdur etmemek en büyük gaye, ama diğer tarafta da bunları sofraya getiren koca emekçiler var. Herkes bir şekilde yolunu bulmaya çalışıyor.

 

Anlayamadığım bu ekonomik sıkıntı baş verene kadar, neden marketçilerden kimse şikayetçi değildi? Aksine esnaflara sağlanan krediler, destekler ne olacak peki? Onu burada nereye koyacağız?

 

Aslında tablo çok açık, dolar meselesinde dış güçlerin başrol ilan edildiği yerde pek tabi domates, biber, patlıcan azılı suçludur.  Yemeyeceksiniz, hem mevsimin sebzesi değil, hem de hormonlu. Onun yerini ikameci anlayışa bırakacaksınız.

 

Denilen o, suçlu olan yine domates, biber, patlıcan…

 

İnsan; ekip, hasat ettiğinden anca bu kadar utanırdı, hem üreteceksin, hem de enflasyonu uçuracaksın…

 

Zor olanı yaptın çiftçi kardeşim zor olanı, sen bunu bu hale getirdin. Komisyoncuyu araya sen koydun. Bunu yapmasaydın ne biz mağdur edilirdik ne enflasyon.

 

Hiç başka işiniz mi yok? Domates, biber patlıcan diyorsunuz…

 

Gülmek istiyorum, haykırmak istiyorum sizler anladınız beni değil mi? Durum bundan ibaret işte. Dolar için Papazı ağlatırken, domates, biber, patlıcan için çiftçiyi ağlatıyoruz…

 

Şimdi bizi patlıcanın beğendisinden, salçanın domatesinden, acının biberinden mağdur etmeyin, çözüm üretin çözüm!

 
Etiketler: DOMATES,, BİBER,, PATLICAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı