Yazı Detayı
01 Ocak 2019 - Salı 09:21
 
2018’den Geriye Kalanlar
Hilal Savran
hilalsavran22@gmail.com
 
 

Bitti bitiyor derken bir yılı daha geride bıraktık. Her dönem olduğu gibi bu yılda kimine iyi geldi kimine ise çok acı. 

 

Herkesin acısı da tatlısı da kendine değil mi? 

 

Mühim olan millet olarak nerede olduğumuz, ne htiğimiz!En çok neremizden yara aldık, en çok nerede güldük, en çok nerede ağladık?

Bir vicdan muhakemesi yapayım dedim de meğer ne çok şey birikmiş içimde. Belki de en çok 2018 de yorulmuş olmamızdandır. 2018’e girdiğimiz günden bu yana devlet ve millet olarak neleri atlattık diye bir geçmişe uzandım. Meğer ne kadar nevrotik günlerin eşiğinde durmuşuz. Ama velakin öyle noktalara gelmişiz ki tünelin sonu epey gözükmüşe benziyor. 

 

Her yıl hem sosyal hem kültürel hem siyasi olarak kırılganlıklar mümkündür. 2018’de bunların en cafcaflı eşiği denilebilir. Geçmiş yılların muhakemesini yapıp bunu bir envantere tabi tutanlarda eminim ne demek istediğime hasılolacaklardır. O kadar çok yoğun bir gündem yaşamışız ki optimist olamayacağım. Seneler boyunca tartışılması gereken konuları 1 haftada tüketmişiz. Sanki bir ederi yokmuşçasına hayatımızdan gelmiş geçmiş. Bunun adı vurdumduymazlık mı yoksa birilerinin her gün yaptığı algı operasyonlarının parçası olan gündem değiştirmek mi?

 

Aslına bakılırsa haber niteliği taşıyan konuların yok sayılması da bu yılın olmazsa olmazıydı. Basının bazı konularda yetersiz kalması, işine geleni haber yapıp, işine gelmeyeni haber yapmaması da 2018’in en can alıcı noktasıydı belki de. Bilinir ki basın kamu diplomasisi yaratmak adına en birincil noktadır. Haksızlığın bir nebze de olsa gereken yerlere ulaştırılmasında her zaman öncüdür. Bunun gibi nicesi saymakla bitmez. En çok tenkit edilmesi gereken konuların başında basının artık magazinsel olduğu, başkasının hayatına müdahalenin meşru sayıldığı, gerçekleri diline dolayanların ise maşa olunmakla itham edildiği bir süreci beraberinde getirdi 2018!

 

Bu süreçte hafızama kazınan en önemli olaylar arasında kahraman Mehmetçiğimizin Zeytin Dalı Harekatı yer almaktadır. Tüm yıl boyunca en güzel haberdi memleket adına. Başarılı bir ordu, başarılı bir sınavı vermişti sınır ötesi topraklarda. Türk milletini aynı duygularda bir araya getiren en güzel haber buydu belki de. Olayın en kötü yanı olmuştu kahraman şehitlerimiz. Bununla beraber 2018’e girerken tek temennimdi şehit olmasın arzusu… Ama durur mu kahpe terör. 

 

31 Temmuz! Hatırladınız mı o kara günü? Şehit Nurcan Karakaya ve masum bebeği Bedirhan Karakaya… O günleri hafızama öyle bir kazıdım ki asırlara da ulaşsak ben bunu unutmam dedim kendi kendime.  2018’e en çok burada kızdım. Devlet ve millet olarak en büyük sınavları bu yıl verdik. Ekonomik darbeler bununla gelen küresel güç olan devletlerin manevraları, iç siyasetteki demokrasi adına olan kırılmalar daha neler neler…  Ama bu olaylar ardından arkama baktığımda hiç birinin esamesi okunmuyor. Ders almak adına zerre ilerleme kaydedemiyoruz. Şehit Nurcan Karakaya ve Bedirhan bebekten sonra da şehit vermeye devam ettik. Arkası hiç kesilmedi. Acı olanda artık bunlara alıştık, en çokta alıştırıldık. Çoğu basında bile yer bulmuyor. Neden buna gereksinim duyarsınız ki? Vicdanlarınızı en son nerede bıraktınız? Ya da hala vicdan var mı? Kafamda cevap bekleyen birçok soru. Titreyip özümüze dönmenin zamanı geldi de geçiyor. Kinimizi her zaman diri tutmak adına yönetenden yönetilene vicdan diliyorum ve adaleti tavsiye ediyorum 2019’da. Geleceğe umutla bakmak adına 2018’ e güle güle derken yeni yılda da aynı yerlerden yara almamak umuduyla. Saygılarımla…

 
Etiketler: 2018’den, Geriye, Kalanlar,
Yorumlar
Haber Yazılımı