Haber Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 16:59
 
Lozan Konusunda Hâlâ Anlaşılmayan Bazı Noktalar Var
Resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Yunanistan’ın başkenti Atina’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geldi.
SİYASET Haberi
Lozan Konusunda Hâlâ Anlaşılmayan Bazı Noktalar Var

Görüşmenin basına açık bölümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, ziyarete ve iki ülke arasındaki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bugünün iki ülke adına önemli bir gün olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3. Cumhurbaşkanı merhum Celal Bayar’ın ziyaretinden 65 yıl sonra gerçekleşen ziyaretin kendisine nasip olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti ve ziyaretin iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcına vesile olmasını diledi.

Ziyareti öncesinde bir Yunan televizyonuna verdiği demeçte, “Lozan'da güncellemeye ihtiyaçlar var” açıklamasına cevaben Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos’un; “Lozan Antlaşması, ikili ilişkiler açısından hiçbir boşluk bırakmayan, tamamlanması gerekmeyen muğlak bölge sınırı veya kuramı taşımayan bir antlaşmadır. Bunun tartışılacak, gözden geçirilecek, reform edilecek bir sözleşme olduğuna inanmıyoruz” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan değerlendirmelerde bulundu.

“LOZAN, SADECE TÜRKİYE İLE YUNANİSTAN ARASINDA BİR ANTLAŞMA DEĞİL”

Lozan Antlaşması konusunda hâlâ anlaşılmayan bazı noktaların olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “94 yıl önce yapılmış bir antlaşma ve bu antlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir antlaşma değildir. Bu antlaşmanın 11 taraf ülkesi vardır. Düşünün ki Lozan Antlaşması’nda Japonya bile var, İngiltere var, Portekiz var. Bütün ülkelerle beraber hepsini kapsayan bir antlaşma, bunu konuşuyoruz” dedi.

Geçen 94 yıl içerisinde dünyanın adeta yeniden inşa edilip yeniden kurulduğunu, bu süre içinde Türkiye ile Yunanistan arasında da birçok şeyin değiştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela Lozan’da buradaki Türklerle ilgili ‘Müslüman azınlık’ ifadesinin geçtiğinden bahsediyorsunuz, doğrudur; ama aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ‘Türk’ ifadesi geçmektedir. Bu kararlarıyla da orada vardır” diye konuştu.

“BATI TRAKYA MÜSLÜMANLARI BAŞMÜFTÜLERİNİ KENDİLERİ SEÇEMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Trakya’da yaşayan Türklerin yaşam koşullarına dikkat çekerek bu duruma göz atılıp değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar inandıklarını Lozan’a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya’da yaşayan Müslümanların bugün ne yazık ki başmüftülerini kendi seçtikleri başmüftü değil, atanan bir başmüftüyle yönetilme gayretleri var. Türkiye’de mesela Patrik, atanan bir patrik değildir. Patrik, San Sinod Meclisinin seçmiş olduğu bir patriktir. Lozan’a göre de malum belli bir sayıda San Sinod Meclisi oluşur ve bunların da Türk vatandaşı olması lazım. San Sinod Meclisi’ndeki bu sayı azaldığı için ben mesela Patrik’e demişimdir ki; ‘siz bize isimler verin, biz bunları Türk vatandaşlığına alalım ve San Sinod Meclisinde bu sayıyı dolduralım.’ Ve bize verilen bu isimleri biz vatandaş yaptık, San Sinod Meclisinin bunlar üyeleri oldular. Şu anda yanılmıyorsam 17 kadar San Sinod Meclisinde üye var. Patrik’i kim seçiyor? Bundan sonra seçecekse bu 17 kişi seçecek. Ama Yunanistan’da gerek Başbakanlığım döneminde, gerek Cumhurbaşkanlığım döneminde hâlâ biz Batı Trakya’da maalesef oradaki Müslümanların başmüftüsünü oradaki imamlar, din adamları seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan Antlaşmasının uygulamada olduğunu söylüyoruz. Demek ki Lozan uygulamada değil. Lozan’ın uygulanabilirliğini bu şekilde ortaya koymamız lazım.”

Bu konuyu Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde, bugüne kadar pek çok Yunanistan başbakanı ve devlet adamıyla görüştüğünü; ancak bir netice alamadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konunun ekonomik boyutuna da işaret ederek, Yunanistan’ın açıklanan kişi başına millî gelirinin 18 bin dolar iken, Batı Trakya halkının ise ortalama kişi başına millî gelirinin 2 bin 200 dolar civarında olduğunu hatırlattı.

“TÜRKİYE’DE YAŞAYAN RUM VATANDAŞLARINA YÖNELİK AYRIMCILIK GÖREMEZSİNİZ”

Yatırım noktasında, atılması gereken adımların atılmadığının ve gerekli olan desteklerin Batı Trakya halkına verilmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir ayrımcılık orada söz konusudur. Türkiye’de benim Rum vatandaşlarıma yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneleri noktasında en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz. Ama Batı Trakya’da bırakın bunları, ‘Türk’ kelimesinin yazılmasını dahi hazmetmek mümkün değil. Bir okulun kapısında veya dernekte eğer ‘Türk’ yazıyorsa, onu bile hazmedemiyorlar. Bence bizim bunları bir defa aşmamız lazım” şeklinde konuştu.

“Lozan'da güncellemeye ihtiyaçlar var” sözü ile bunları kastettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında askerî konularda da sıkıntı yaşandığını kaydetti ve “NATO’dan siz çıktınız, tekrar NATO’ya girişinizi biz sağladık. Eğer biz engel olsaydık siz NATO’ya giremezdiniz. Çünkü bir ülkenin muhalefeti NATO’ya girmenizi engelleyebilirdi. Ama biz öyle bakmadık, biz komşu diye baktık, bugün de öyle bakıyoruz” sözlerine yer verdi.

Görüşmede Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos’un, Kıbrıs meselesi ile ilgili olarak; Cenevre anlaşmalarına, Avrupa müktesebatına ve Avrupa Birliği Anayasasının dördüncü maddesine atıfta bulunarak, “Bütün bunlarda her bir Avrupa Birliği üyesinin bir Avrupa Birliği üyesi olan başka bir ülkenin egemenlik haklarını ihlal edemeyeceği sorunu açık bir şekilde dile getiriliyor” sözlerini de ele alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs konusu ile ilgili de açıklamalarda bulundu.

“KIBRIS VE EGE’DE KALICI VE ADİL BİR ÇÖZÜM BULUNMALI”

Kıbrıs görüşmelerinde Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos’un olmadığını, kendisinin bizzat bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yunanistan garantör ülke olduğu gibi, Türkiye de garantör ülke. Bu Burgenstock’ta bizzat o final görüşmelerinin içerisinde oldum. Kofi Annan’la beraber o süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmeler neticesinde aslında işin çözüme kavuşması gerekirken, ne yazık ki orada alınan kararlar uygulamaya girmedi. Kıbrıs’taki Türkler yapılacak olan referandumda yüzde 60’ın üzerinde ‘evet’ oyu verdiler; ama güneyde Rumlar ne yazık ki tam tersine ‘hayır’ oyu verdiler. Avrupa Birliği’nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Mali noktada vereceği desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile hâlâ bunlar yerine gelmiş değil. Ve bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz.”

Kıbrıs’ta ve Ege’de kalıcı ve adil bir çözüm bulunması gerektiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lozan’da şöyle olmuş-böyle olmuş, tamam eyvallah; ama biz o zaman olması gerekenleri şöyle bir an önce yapalım. Kolay değil, 94 yıl geçti bu arada. 94 yılda birçok şey değişti. Ve eğer bunlar gözden geçirilirse, birçok şeyin olması gerektiğini inanıyorum ki taraflar da kabul edecektir” ifadelerini kullandı.

“BATI TRAKYA’DAKİ SOYDAŞLARIMIZIN HAKLARI KORUNMALI”

Yunanistan’da arzu ettikleri konuların başında, Türkiye’nin Batı Trakya’daki soydaşlarının haklarının korunmasının geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bakın 65 yıl aradan sonra biz bugün buraya çok farklı bir heyecanla geldik. Tabii Batı Trakya’da soydaşlarımıza bundan önce yaptığım ziyaret gibi bir ziyaret yapmayı da arzu ettim. Ama birileri de maalesef bu ziyareti provoke ediyor. Dağıtılan broşürlerden tutunuz, oradaki binaların kapılarına çizilen çeşitli işaretlere varıncaya kadar... Her toplumun içerisinde tabii artılar-eksiler vardır, o ayrı bir konu; ama 65 yıl aradan sonra böyle bir cesareti ortaya koyarak buraya eğer bir Cumhurbaşkanı geliyorsa, bunların kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyorum.”

Gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok daha zengin ve barışa yönelik bir şekilde yürüyebilmesinde tarafların özel gayretlerinin önem arz ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aramızdaki gerek siyasi, gerek askerî, gerek ekonomik, ticari, kültürel, bütün bu ilişkileri bizim süratle yoğunlaştırmamız lazım, güçlendirmemiz lazım” dedi.

“MÜNASEBETLERİMİZİ GÜÇLENDİRELİM”

İki ülke arasındaki turizm ilişkilerinin hatırı sayılır oranda arttığına, iki ülkenin coğrafi olarak bir taraftan seslenildiğinde diğer taraftan duyulacak kadar yakın olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak arzum şudur: Biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım, bardağın dolu tarafına bakalım ve münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizin de inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup artık ileriye bakacak bir ziyaret olması temennisindeyim” şeklinde konuştu.

Görüşmede, ülkesinde cumhurbaşkanlığı statüsünün, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığının sahip olduğu yetkilere sahip olmadığına işaret ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a altını çizdiği konuların Yunanistan Başbakanı ve hükûmeti ile görüşebileceğini söyleyen Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, mesleki olarak bir hukuk profesörü olduğunu hatırlattı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, teklif ettiği “antlaşmaların güncellenmesi” konusuna değindi.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, “Hem üniversite profesörü olarak, hem de devlet adamı olarak bir antlaşmanın veya hukukun, hukuk ilkelerinin güncelleşmesi, reformu mümkün değildir. Biz hukukta bir ilkenin, hukuk ilkesinin anlamını tekrar yeni bir şekilde yeni bir anlam kazandırmak anlamında var olan bir sözleşmeye yeni bir metin ekleyebiliriz, yeni anlam ekleyen bir metin ekleyebiliriz. Fakat izin verirseniz, antlaşmayı güncelleştirme veya bir antlaşmayı gözden geçirme veya reform etme gibi bir kavramı genellikle kullanmıyoruz” görüşlerine yer verdi.

“SİYASET HUKUKUNDA ANTLAŞMALARIN GÜNCELLENMESİ DİYE BİR ŞART VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun üzerine şu değerlendirmelerde bulundu: “Ben tabii hukuk profesörü değilim; ama siyaset hukukunu iyi bilirim. Siyaset hukukunda da, bu belki hukukta yoktur, özellikle ‘antlaşmaların güncellenmesi’ diye bir şart vardır ve bunu da biz yaparız. Yeter ki ülkeler bu konuda mutabık kalsınlar. Ve bunun dünyada çok örnekleri var. Ben tabii bugün sizler bu konuyu açtığınız için bunlara girdim. Sizler bu konuları açmamış olsaydınız Sayın Çipras’ı kabulümde bu konulara girerdim. Ama öyle de olsa sizler Yunanistan adına, ben de Türkiye adına bu konuları görüşmüş olduk. Sizlerin de bu denli zaman ayırmanızdan dolayı ben de sizlere özellikle teşekkür ediyorum. Biz de çok sıkıntılar yaşadık, onun için sistem değişikliğine Türkiye’de gidiyoruz. 2019’da nasip olursa biliyorsunuz yapılacak Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle bir sistem değişikliğine gideceğiz. Bu da işte seçim hukukuyla ilgili yanlışlar sebebiyle yeni bir sürece girmenin adımıdır.”

YUNANİSTAN CUMHURBAŞKANI PAVLOPOULOS: “İKİ ÜLKE ARASINDA İŞ BİRLİĞİ KÖPRÜSÜ GÜÇLENDİRİLMELİ”

Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, görüşmede ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin altın harflerle tarihe geçeceğine inandığını kaydederek, Yunanistan’ın, Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen bir ülke olduğunu hatırlattı ve şunları ekledi: “Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin tam katılımı hem Türkiye halkına, Türkiye’ye ülke olarak yararlı bir olgu olacaktır. Ve biz ikimiz Yunanistan ve Türkiye olarak bu dostluk ve iş birliği köprüsünü inşa etme aşamasındayız ve bu inşa, bu köprü daha da güçlendirilmeli. Bu köprü var olan bir köprüdür; fakat bu ziyaret sayesinde daha da güçlendirilecek bir köprü olacaktır.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: Lozan, Konusunda, Hâlâ, Anlaşılmayan, Bazı, Noktalar, Var,
Yorumlar
Haber Yazılımı