Haber Detayı
08 Ağustos 2017 - Salı 21:12
 
“Ekonomide Tüm Göstergeler Yükselişi İşaret Ediyor”
DÜNYA Haberi
“Ekonomide Tüm Göstergeler Yükselişi İşaret Ediyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında iş adamlarıyla yaptığı toplantıda, cumartesi gecesinden beri ata yurdu Karadenizʹde hem vatandaşlarla kucaklaştığını hem de yatırımları bizzat yerinde görüp gelişmeleri takip ettiğini söyledi. Beşikdüzüʹnde vatandaşlarla kucaklaştıklarını, coşkulu bir mitingi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzonʹdaki programlarının ardından Rizeʹye döneceğini, yarın da Giresunʹa giderek oradaki vatandaşlarla bir araya geleceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadenizʹin güzel tabiatının, güzel insanlarıyla her gelişinde kendisi için adeta bir motivasyon, bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, ˮNice doktorlara bedel yaylalarıyla, ancak kendisine aşkla bağlı olanların dilini anlayabildiği deniziyle, hepsinden önemlisi eşi benzeri bulunmaz insanlarıyla Karadenizʹi sevemeyenin gönül pınarı kurumuş demektir. Biz tüm insanları seviyoruz. Onun için de yönetim felsefimizi ʹİnsanı yaşat ki devlet yaşasınʹ ifadesiyle müşahhas hâle getiriyoruz.ˮ “TÜRKİYEʹNİN 2023 HEDEFLERİNE DOĞRU İLERLEMESİNDE EN BÜYÜK KATKI KARADENİZʹDEN GELECEK” Demokraside ve ekonomide attıkları her adımın, insanların hayat kalitesini yükseltme, özgürlük alanını genişletme, geleceğini güvence altına alma amacı taşıdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi, ˮGeçtiğimiz 15 yılda hamdolsun bu doğrultuda çok önemli mesafeler katettik. Şimdi çok daha büyük hedeflere yürüyoruz. 2011 yılında partimizin programına dercettiğimiz, bir süre sonra hükûmetimiz aracılığıyla devletimizin resmî kalkınma programı hâline getirdiğimiz 2023 hedefleri işte bu amaca yöneliktir. Türkiyeʹnin 2023 hedeflerine doğru ilerlemesinde en büyük katkının inşallah Karadenizʹden geleceğine inanıyorum.ˮ Trabzonʹun, ticareti, sanayisi, sosyal yapısı ve beşeri zenginliğiyle bölgesine liderlik, ülkesine katkı yapma konusunda oldukça eskilere dayanan birikim sahibi bir şehir olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiyeʹnin en eski ticaret ve sanayi odasının İstanbul’da olduğuna, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının ise İstanbulʹdan sadece 2 yıl sonra 1884ʹte kurulduğuna dikkati çekti. “TÜRKİYE YÜRÜRKEN TRABZON YERİNDE DURURSA OLMAZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazinin önemli bir derinlik, önemli bir zenginlik olduğunu kaydederek, ˮBu kadar eski ve önemli ticaret sanayi geçmişi olmasına karşın Trabzon nüfusunun 3ʹte 2ʹsinin tarım ve hayvancılıkla uğraşmasını doğrusu ben biraz manidar buluyorum. Böyle tarihî birikimi ve böyle önemli bir potansiyeli harekete geçirmekte zorlandığımıza göre burada bir sıkıntı var demektir. Şehrimizin geçtiğimiz yıl ihracatına bakıyorum 1 milyar 341 milyon dolar. Bu rakam Trabzonʹa yakışır mı? Yakışmaz değil mi? Şimdi o zaman yakışanını yapmamız lazım. Hani bir işin aslından arta kalan kısmı manasında ʹelinin kiriʹ derler ya, bu ihracat rakamı da Trabzonʹun elinin kiri bile değildir. Biz Trabzonʹdan çok daha fazlasını bekliyoruz. Türkiyeʹde ekonomi 1 ileriye gidiyorsa Trabzonʹun 2, 3, 4 ileriye gitmesi lazımˮ dedi. İş adamlarına, ˮİhracatı 5 milyar dolara çıkarmayı taahhüt ediyor musunuz?ˮ diye soran Erdoğan, ˮŞehrimizin 2,6 milyar dolarlık vergi gelirini 2-3 katına çıkarmayı taahhüt ediyor musunuz? Sosyal güvenlik sisteminde kayıtlı 187 bin çalışan sayısını katlayarak artırmayı taahhüt ediyor musunuz? Elbette devletten yatırım beklemek de hakkınızdır. Hem bunu yapacağız hem yatırımları yapacağız. Türkiye yürürken Trabzon yerinde durursa olmaz, tam tersine, beraber koşmamız lazımˮ değerlendirmesinde bulundu. “TÜRKİYEʹYİ YENİ BİR YÜKSELİŞ TRENDİNE SOKMAYI BAŞARDIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 3 yıldır hem terör hem de ekonomide özellikle çok yoğun saldırı altında olunmasına rağmen Türkiyeʹyi yeni bir yükseliş trendine sokmayı başardıklarını ifade ederek, ˮTerörle mücadelede çok iyi bir noktaya ulaştık. Bölücü terör örgütünü adeta eylem yapamaz hâle getirdik. Tarihimizin en büyük ihaneti olan FETÖʹcülerin darbe girişimini milletimizle birlikte akamete uğrattıkˮ dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮBazen geliyorlar yanımıza, ʹBenim oğlumun suçu yok, benim oğlum tertemiz, aldılar götürdüler, yok şöyledir, yok böyledir.ʹ Oğlunun çevirdiği fırıldaklardan haberi yok. Hiç kimse kalkıp da ʹBen FETÖʹcüyüm, benim Pensilvanyaʹda bir tanrım var.ʹ demiyor ki. Öyle inanmış. Ne diyor? ʹBize şah damarından daha yakın.ʹ Böyle bir şey olabilir mi? Bize, Allahʹtan başka şah damarından daha yakın olan bir güç yoktur. O bir şarlatan, ya bir şarlatan için bu yakıştırmayı yapıyorlar. Neler yaşadı bu ülke ya. 40 yıl buna hazırlandılar. 40 yıl dertleri neydi? Bu ülkeyi devirmekti, bu ülkeyi yıkmaktı ve bu ülkeyi ele geçirmekti ama Allahʹa hamdolsun milletim çağrımıza anında cevabı verdi, döküldü caddelere, sokaklara, meydanlara bu ahlaksızlara, alçaklara ülkeyi teslim etmedi.ˮ dedi. “SURİYEʹDE SAHNELENMEYE ÇALIŞILAN TERÖR DEVLETİ OYUNUNU BOZDUK” ˮŞimdi yeni bir şey var daha var tabi nedir o üzerimize salınmaya çalışan DEAŞʹa da fırsat vermedik. Onunla da gerek yurt içi gerek yurt dışında hamdolsun tüm güvenlik güçlerimiz çok ciddi bir mücadele veriyorˮ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮBunlar Müslüman falan değil İslam ile bunların alakası yok. Bunlar sadece İslamʹı istismar eden ne idüğü belirsizlerdir. Onlara da Allahʹın izniyle bu topraklarda fırsat vermeyeceğiz. Diğer terör örgütlerine de nefes aldırmıyoruz. Suriyeʹde sahnelenmeye çalışılan terör devleti oyununu bozduk. Irakʹta benzer çabalar var onları da bozmakta kararlıyız. Aynı şekilde ekonomi alanında tüm göstergeler yükselişi, gelişmeyi, ileriye doğru gidişi gösteriyor. İyi yoldayız, iyi yoldasınız, daha iyi olacak. Bu yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 5ʹlik büyüme oranını yılın sonuna kadar sürdüreceğimize inanıyorum. İhracatta geçen ay itibarıyla yıllık bazda 150 milyar doları geride bıraktık. İnşallah bunu daha da artıracağız. İstihdamda işsizliği yeniden tek haneli rakamlara indirdik. İşte TOBBʹdaki kardeşlerim de biliyor, orada bir çağrı yaptık ve bu çağrıyı yaptığımız andan itibaren ʹen az 1 ama 1 yeterli değil.ʹ dedik. ʹNe olur yani herkes yanına 3-5 tane daha kendi potansiyeline, kapasitesine göre eleman alsa.ʹ dedik ve bu alınan elemanlarla birlikte bir anda hamdolsun 1 milyon 600 bine ulaştı ve şimdi tek haneli rakama işsizlik düştü, bu güzel bir gelişmeˮ şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮAna muhalefetin başındaki zat bir Alman dergisine ʹTürkiyeʹnin gidilmeyecek yerʹ olmasından bahsediyor. Tabi üzerlerine gidilince de bu sefer ʹBiz öyle bir şey demedik.ʹ filan. Bütün kayıtlar ortada, o dergi ortada. Kimi aldatıyorsun, kimi aldatacaksın, zaten sizin hayatınız bu, akşam başka, sabah başka, dürüstlük yok. Bizi aldatmanız mümkün değil. Onlarla beraber hareket ediyorsunuzˮ dedi. “HER KESİME ÇOK ÖNEMLİ DESTEKLER VERDİK” Gelecek dönemlere dair öncü ekonomik göstergelerin oldukça olumlu bir seyir ortaya koyduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: ˮHükûmetimiz tarafından hayata geçirilen birçok teşvik paketleriyle genç girişimcilerimiz, esnaf ve sanatkârlarımıza işini büyüterek istihdam üretmesi noktasında heyecan veriyoruz ve ticaret erbabından uluslararası yatırımcılara kadar her kesime çok önemli destekler verdik, vereceğiz. Bu teşvikler aynı zamanda piyasada nakit sıkışıklığının azaltılmasına da önemli katkıda bulunuyor. Tabi piyasaya asıl finans desteği sağlaması gereken kurumlar kimler, bankalar ama bankalar rahat durmuyor. Niye? Bakıyorsunuz hâlâ biz ʹFaizler düşmesi lazım.ʹ diyoruz, bankalar ise vatandaşın oraya yatırdığı paraları kendisi için adeta bir soyup soğana çevirme aracı olarak kullanıyor. Kendi parası değil, vatandaşın oraya emanet ettiği para ve o bunu kalkıyor kendisi acımasızca yüksek faizle kendisine bir rant aracı hâline çeviriyor ama ben inanıyorum ki gerek Merkez Bankamız, devlet bankalarımız bu konuda kararlı adım atmak suretiyle inşallah bu işi aşağı çekeceklerdir.ˮ “BANKALAR FAİZİ MAKUL SEVİYELERDE TUTARAK ÜLKEMİZİN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAMALI” Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮGeçtiğimiz yıl çektiğimiz onca sıkıntının sonunda Türkiye yüzde 2,9 büyürken bankalar yüzde 40 civarında kar artışı elde etmişse burada bir sorun var demektir. Üstelik bu yıl bankaların kar oranlarını neredeyse ikiye katladıkları görülüyor, bu bir felaket ve bu para bunların cebinden çıkmıyor, kendi öz sermayeleri değil. Biz kimseden zararına bir iş yapmasını istemiyoruz ancak bankalardan kredi şartlarını ve faiz oranlarını makul seviyelerde tutarak ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına katkı sağlamalarını beklemek de hakkımızdır diye düşünüyorum. Parayı değerli kılan bankaların kasasında yatması değil esnafın, sanatkârın, girişimcinin tezgâhında bulunmasıdır. Şayet bankacılık sektörü piyasayı fonlama konusunda biraz daha cesaretli olursa ekonomideki yükselişimiz ne yapacaktır, hızlanacaktır. En azından tüm göstergelerin olumlu yönde seyrettiği şu dönemde bankacılık sektöründen bu yönde güzel haberler beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum. Yarın gazeteler bunu yazar.ˮ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik konusunda tarihinin en büyük imtihanlarından birini verirken bazılarının bu mücadelede adeta karşı tarafın saflarında katıldığını vurgulayarak, ˮAz önce söyledim, bir daha üzerinde durmayacağım, işte Almanya’daki bir dergi meselesi. ʹTürkiye’de şu anda hiç kimse için güvenlik garantisi yok, ne can ne mal güvenliği.’ ya bunu nasıl dersin? Ankara’dan yola çıkıyorsun ta İstanbul’a kadar gidiyorsun 29 gün bu devletin polisi seni yollarda güvence içerisinde tutuyor ve İstanbul’a kadar seninle beraber yürüyor. Niye? Güvenlik nedir? Bunun dersini veriyor, ayıptır ya. Böyle bir ülkenin güvenlik güçlerine bu hakaret yapılır mı? Böyle bir devlete bu hakaret yapılır mı?ˮ dedi. “ANA MUHALEFET PARTİSİ GENEL BAŞKANI KENDİ ÜLKESİNİ KARALIYOR” ˮSözde adalet yürüyüşü, sende adalet diye bir şey yok ki. Sende adalet varsa önce İzmir Belediyen işçilerin hakkını vermiyor, git sen bunun adaletini temin et. Şişli Belediyesi işçinin hakkını vermiyor, git adaleti temin et. Şişli şu anda çöpten geçilmiyor niye? Adalet yok, ücretlerini doğru düzgün vermiyorsun, İzmir ha keza öyle” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Adalet burada işte hallet, halledemiyor niye? Yok böyle bir dertleri bunların. Kendi ülkesini böylesine karalayan bir kişi maalesef bu ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanlığı koltuğunda oturuyor. Peki, ben diyorum ki bu zata şu soruyu sormak lazım, siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? Bugüne kadar kim sizin canınıza, malınıza, namusunuza, haysiyetinize tasallutta bulundu da devlet seyirci kaldı? Şunu söyle bir. Bu devlet değil mi 24 saat sizi koruyan? Hukuk devleti sınırları içinde yapılan hangi faaliyetiniz engellendi? Ne yaptınız da ʹdurʹ dendi? Hatta terör örgütleriyle ilişkileri sebebiyle yargılanan kişileri desteklemek için Ankara’dan İstanbul’a giderken onlarla kol kola yürümedin mi? Teröristler yanındaydı.ˮ Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu zatın karın ağrısı başka. Partisinin Türkiye’nin yakın zamanda gördüğü en büyük ihanet suçlarından biri olan MİT tırları davasıyla ilgili suçu sebebiyle cezaevine giren milletvekilinin durumu kendisini rahatsız ediyor. Ne diyordu, bütün kayıtlarda var, ‘devletimizi yıkmaya yeltenenler olursa tankların önünde ben dururum, tankın üzerine ben çıkarım.’ Peki Atatürk Havalimanı’nda tanklar orada dururken, bütün millet orada dururken sen niye oradan hemen Bakırköy’e kaçıverdin? Fakat biz elhamdülillah bizi bekleyen vatandaşlarımıza ulaştık ve vatandaşlarımızla beraber ertesi gün öğle vaktine kadar havalimanında durduk bütün darbe girişimini defettik 16 saatlik bir süreçti ve ondan sonra da atılması gereken adımlar atıldı yola devam ettik.” “TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KARANLIK İLİŞKİLER İÇİNE GİRENLER ADALET ÖNÜNDE HESAP VERECEK” Sorunun, bir milletvekilinin hapiste bulunması sorunu olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: ˮSorun bu işin ucunun nerelere varabileceğini biliyor olmasıdır. Yargı terör örgütlerine destek verenlere yönelik soruşturmasını genişlettikçe bunlarda korku artıyor çünkü kabahatlerinin farkındalar ama korkunun ecele faydası yok. Şayet terör örgütleriyle karanlık ilişkiler içine girmişlerse adalet önünde bir defa bunlar bu hesabı verecekler. Değil Türkiye’ye husumetleriyle maruf yabancılarla şeytanla bile iş birliği yapsalar ülkemize ve milletimize karşı işledikleri suçların hesabını vermekten kurtulamayacaklar. Ne zamanki kendisine böyle bir soru yönelten yabancı gazetecilere ne münasebet Türkiye herkesin can ve mal güvenliğinin devletimizin güvencesi altında olduğu bir ülkedir cevabını verirse işte o zaman hak ettiği saygıyı görür. Bunun için çok çalışması gerektiği açık. Bu süreçte ilk olarak da ana muhalefetin başındaki zata Rabiaʹyı öğrenme ödevi veriyorum. Rabiaʹnın anlamının tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet olduğunu öğrenene kadar cezalı. Bunu öğrenmesi lazım. Ne diyor, bu işaret bir terör örgütünün işaretiymiş, vah zavallı. Terör örgütünün işaretleri sizde. Bu tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet de bizim manifestomuz.ˮ Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮBu topraklara kim saldıracak olursa, bizim insanımıza kim musallat olursa bedelini anında ödeyecektir, nitekim ödettik. İşte hatırlayın Diyarbakırʹda 53 kişiyi, hatırlayın Gaziantepʹte 50’yi aşkın vatandaşlarımızı, onlara yaptılar ama bedelini ağır ödediler. Bundan sonra bu işler daha da ağır olacakˮ diye konuştu. “ANA MUHALEFETİN BAŞINDAKİ ZATIN ASIL GÖLGELEMEYE ÇALIŞTIĞI FETÖʹCÜLERİN AKIBETİDİR” ˮAna muhalefetin başındaki zatın asıl gölgelemeye çalıştığı adeta gövdesini siper ettiği hususun FETÖ’cülerin akıbeti olduğu açıktırˮ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮSiyasette yalan söyleme, söylediğini inkâr etme işinde bu zatın oldukça mahir olduğunu kendi tecrübelerimizden biliyoruz. Mahkemelerdeki FETÖ’cüler de onun izinden gidiyorlar, elinde silahla ateş ederken görüntülenen adam neredeyse, ʹbu silahı kim tutuşturmuş elimeʹ edasıyla ifade veriyor. Akıncı’da üniformalı generallerin selam durduğu kişi arsa bakmak için orada bulunduğunu söylüyor. Yine darbecilerle birlikte yakalanan bir başkası ʹsosyal bir etkinlik için oraya gitmiştimʹ diyor. Tüm gece Genelkurmay’daki darbecileri organize eden bir başkası gözümüzün içine baka baka ʹodamdan hiç çıkmadımʹ diyor, hatta içlerinden darbeyi önlemek için oraya gittiğini, terörle mücadele amacıyla silah kuşandığını, terör saldırısını engellemek için tanklarıyla, uçaklarıyla, helikopterleriyle harekete geçtiklerini söyleyecek kadar zıvanadan çıkanlar oluyor. Hâlbuki mızrak çuvala sığmıyor. Ayan beyan her şey ortadadırˮ dedi. “TÜRKİYEʹYE İHANET YARIŞMASI AÇILDI DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?” Savcıların tüm tespitlerini yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ˮHâkimlerimiz önlerindeki dosyalarda bulunan belgeler sayesinde tüm gerçekleri görüyorlar. Mahkemede masal anlatanlar nasıl bir dünyada yaşıyor bilemeyiz ama milletimiz bunların hepsini de gönlünde zaten Rabbimizin ifadesiyle ʹbelhüm adalʹ sıfatına mahkûm ediyor. Şimdi mahkemelerimizin, milletimizin hissiyatını hukuk içinde hayata geçirmesini bekliyoruz. Biliyorum fazla vakit yok, çok kısa zamanda bu kararlar arka arkaya inşallah gelecek. Hadi FETÖ’cü hainler ruhlarını ve bedenlerini Pensilvanyaʹdaki şarlatana sattıkları için Alamut Kalesi benzeri kendi elleriyle inşa ettikleri bir hayal âleminde yaşıyorlar, hadi PKK’lı bölücüler en çok parayı kim verirse onun kiralık katili hâline dönüşüyor, hani savcıları vurmakla, polislere saldırmakla övünen bir terör örgütü kendi ideolojik saplantısı içinde çırpınıp duruyor peki onlarla aynı yolda ilerleyen ana muhalefetin başındaki zata ve kendisini destekleyen güruha ne oluyor? Türkiyeʹye ihanet yarışması açıldı da bizim mi haberimiz yok? Türk milletine en büyük ihaneti kim yaparsa büyük ödül ona vadedildi de biz mi duymadık? Bu gönüllü mankurtluk dalgasına kapılıp gidenler kendilerini ve evlatlarının geleceklerini de tehlikeye attıklarını acaba görmüyorlar mı? Terör örgütleri ağzıyla konuşanlar, teröristlerin cansiperane savunucusu kesilenler bu işin sonunun nereye varacağını hesaplamıyorlarˮ diye konuştu. “TÜRKİYEʹNİN İÇİNDEN GEÇTİĞİ KRİTİK DÖNEMDE HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN” ˮBizim tek milletimiz parçalandığı, tek bayrağımız indiği, tek vatanımız bölündüğü, tek devletimiz yıkıldığı zaman kimsenin kendisini bu kıyametten uzak tutamayacağı belli değil miydi?ˮ diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ˮÖyleyse Türkiye’nin içinden geçtiği şu kritik dönemde herkes aklını başına alsın. Sıfatı, görüşleri, tercihleri ne olursa olsun her vatandaşımız ülkesinin ve milletinin geleceğini kendi günübirlik çıkarlarının üzerinde tutmak zorundadır, aksi takdirde milletimiz ve tarih, adalet önünde hesap veren hainler gibi bu gafilleri de affetmeyecektir. Türkiye geçtiğimiz 15 yılda içerideki ve dışarıdaki tüm bu olumsuzluklara rağmen büyüdü, gelişti bugünlere geldi, inşallah önümüzdeki dönemde de yine bunlara rağmen hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz. Kardeşlerim ne olur yeter ki bir olun, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım.ˮ Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Trabzonʹda doğal gaza kavuşacak ilçeler bulunduğunu anımsatarak, ˮBu yıl içerisinde inşallah Hayrat, Sürmene, Araklı, Arsin Organize Sanayi Bölgesi, Yomra, Akçaabat, 2018 içinde de Maçka, 2019’da Vakfıkebir, Beşikdüzü ve böylece inşallah Trabzonʹda da doğal gaz sorunu çözülmüş olacak. TTSO’nun faaliyetlerinin ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsunˮ dedi. Toplantıya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Trabzon Valisi Yücel Yavuz, AK Parti Trabzon milletvekilleri, TTSO meclis üyeleri ve iş adamları katıldı.
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: “Ekonomide, Tüm, Göstergeler, Yükselişi, İşaret, Ediyor” ,
Yorumlar
Haber Yazılımı